Makaleler

Çin Komünist Partisinin Vicdansız Tabiatına Dair

Giriş

Bir yüzyıl boyunca büyük bir tempo yakalamış olan komünist hareketi, insanlığa sadece savaşı, yoksulluğu, acımasızlığı ve diktatörlüğü getirmiştir. Sovyetler Birliğinin ve Doğu Avrupa Komünist Partilerinin yıkılmasıyla bu feci ve çirkin dram yüzyılın sonuna doğru son etaba kadar gelmiştir. Komünist Parti genel sekreterliğinden sıradan insanlara kadar hiç kimse komünizm efsanelerine inanmaz olmuştur.

Komünist rejim ne “kutsal emir” [1] ile ne de demokratik seçimle başa gelir. Bugün, ideolojisinin yıkılmasıyla, saltanatının yasallığı eşi görülmemiş bir meydan okumayla yüzleşir.

Çin Komünist Partisi (ÇKP), bugünkü tarihe bağlı olarak bu tarihi evreyi atlamaya gönülsüzdür. Bunun yerine, kutsal emiri gözden geçirmek ve yasallaştırmak için verdiği çılgın mücadelesini yenilemek adına, politik kampanyalarının son on yılında gelişen acımasız metotları kullanır.

ÇKP’nin reform ve görüşmeye başlama politikası, insanların ilgisini çekebilmek ve totaliter yönetim adına bünyesinde umutsuz bir amaç barındırır. Sıkı sınırlamalara rağmen Çinlilerin son 20 yılda çok fazla çalışarak kazandıkları ekonomik başarılar bile ÇKP’nin kasap bıçaklarını bir kenara bırakmasını sağlayamamıştır. Bunun yerine ÇKP, disiplinsiz davranışlarını daha aldatıcı ve yanıltıcı hale getirerek bu başarıları çalma ve bunu yönetimini geçerli kılmak için kullanma yoluna gitmiştir. En çok tehlike arz eden ÇKP’nin amacı “zamanın önüne geçmek” için bir çevre yaratarak tüm ulusun ahlaki değerlerini yıkmaya ve her Çinli’yi daha utanç verici bir pozisyona taşımaya çalışmasıdır.

Bugünün tarihi anında, ÇKP’nin neden bir grup serseri gibi davrandığını ve kötü tabiatını açığa vurmasını anlamak önemlidir. Böylelikle Çin ulusu uzun süreli bir denge ve barış, ÇKP’nin serbest devre bir an önce girişi ve yenilenmiş görkemli bir gelecek sağlamış olur.

I. ÇKP’nin Ahlaksız Tabiatının Hiçbir Zaman Değişmemesi

ÇKP’nin Reformu Kimin İçindir?

Tarihe bakıldığında, ÇKP ne zaman bunalıma girse, insanları ÇKP hakkında yanılsamlar üretmesi yönünde aldatarak, bazı gelişim izleri gösterecektir. İstisnalar hariç yanılsamalar herşeyi suya düşürmüştür. Bugün ÇKP kısa süreli çıkarların peşine düşmüş ve bunu yaparak tekrardan insanların ÇKP ile ilgili çeşitli hayallere inanmasını sağlayan, ekonomik açıdan bir başarı gösterisi üretmiştir. Bununla birlikte, ÇKP ve ulus arasındaki ana uyuşmazlık çıkarların doğrultusundadır ve insanlar bu yanlış başarının uzun sürmeyeceğini anlamıştır. ÇKP’nin söz verdiği ana amaçlardan biri de yönetimini kurmaktır. Bu zayıf bir rejimdir, yüzeysel bir değişim özünde değil. Bu orantısız gelişimin altında büyük bir sosyal kriz yatar. Kriz patlak verdiğinde tüm ulus ve insanlar yeniden acı çekeceklerdir.

Liderliğin değişmesiyle, yeni nesil ÇKP liderleri Komünist devrimde hiçbir yere sahip olamayacaklar ve böylelikle ulusu yönetmede daha az prestij ve güvenilirliğe sahip olacaklardı. Yasallık krizinin tam ortasında, ÇKP’nin partinin ilgisini koruma çalışması ÇKP’nin içindeki bireylerin herbirinin ilgilerini sağlama garantisine dönüşmüştür. ÇKP’nin doğası bencildir. Sınırlama tanımaz. Kendini milletin barış içinde gelişmesine adamış böyle bir parti ummak umutlu bir düşüncedir.

ÇKP’nin sözcüsü olan Halkın Günlüğü Gazetesi’nin 12 Temmuz 2004’teki baş sayfasında: “Tarihi dialekler ÇKP üyelerine sıradakileri öğretmiştir: Değişmesi gereken şeyle değişmelidir aksi takdirde bunu kötüleşme izleyecektir, değişmemesi gerekenler değişmeyecek aksi takdirde de bu da bireysel yıkıma neden olacaktır.” yazan bir haber çıkmıştır.

Değişmeden kalması gereken nedir? Halkın Günlüğü Gazetesi şöyle açıklar: “partinin ana teması” bir merkez, iki ana nokta “bocalamadan yüz yılı aşkın süredir sürmektedir.” [2]

İnsanların “merkez”i ve “ana noktaları” anlamaya çok ihtiyaçları yoktur fakat herkes ortak merakın ve diktatörlüğün değişmemesi için komünizm hayalinin kararlılığını bilir. Komünizm dünya çapında bozguna uğratılmış ve daha çok can çekişir bir hale mahkum olmuştur. Bununla birlikte bu ölüm sürecinde bir şeyi kötüleştirmek daha yıkıcı hale getirir. Komünist partiyle demokratik gelişimleri tartışmak bir kaplandan derisini değiştirmesini istemek gibi birşeydir.

Komünist Parti Olmadan Çin Ne Yapacaktır?

ÇKP zayıflarken, insanlarda hayatlarının her evresine bu aşağılık unsurları aşılayan ÇKP’nin kötü hayaletinin son yıllarını keşfetmeye başlamışlardır. Mao’nun ölümü sırasında birçok Çinli portresinin önünde şunu merak etmişdir: “Çin, başkan Mao olmadan nasıl devam edebilir?” İronik olan, 20 sene sonra, ÇKP ülkeyi yönetmek için meşruluğunu kaybettiğinde ÇKP tekrar insanları merağa sevk edecek bir propaganda yaymış ve “Çin Komünist Parti olmadan ne yapacağını?” sorgulamıştır.

Gerçekte ÇKP’nin yaygın politik kontrolü Çin kültürünü çok derinden etkilemiş ve Çinliler ÇKP’ni ÇKP’nin izini taşımaları yada ÇKP’nin içinden gelme durumuna göre yargılamaları kriterlerine sahip olmuştur. Eğer geçmişte ÇKP ilkelerini aşılayarak insanları kontrol etseydi aşılananlar insanların tüm hücreleri tarafından emilip nüfuz edecek ve bugün ekini toplayacaktı. İnsanlar ÇKP’nin mantığına göre düşünürler ve doğruyla yanlışı yargılarken kendilerini ÇKP’nin yerine koyarlardı. ÇKP’nin 4 Haziran 1989’daki protestocu öğrencileri öldürme olayını ele aldığımızda bazı insanlar şöyle demişlerdir: “Eğer ben Deng Xiaoping olsaydım bende protestonun önünü tanklarla keserdim.” Falun Gong’a yapılan işkenceler sırasında bazı insanlar da şöyle der: “ Eğer ben Jiang Zemin olsaydım bende Falun Gong’u elerdim.” Serbest demeci yasaklama konusunda ise bazı insanlar şöyle demiştir: “Eğer ben ÇKP’nin yerinde olsaydım aynısını yapardım.” Gerçekler ve vicdan sadece ÇKP’nin mantığını bırakarak yok olmuştur. Bu durum, ÇKP’nin ahlaksız doğasına bağlı olarak kullandığı en acımasız ve en aşağılık metotlardan biridir. ÇKP tarafından aşılanan ahlaki zehirler insanların zihinlerinde kaldığı sürece ÇKP adaletsiz yaşamını devam ettirebilmek için gereken enerjiyi sağlar.

“Çin, ÇKP Olmadan Ne Yapacaktır?” Bu ÇKP’nin, insanlara kendilerini sorgulatma amacına uyan en iyi yoldur.

Çin 5000 yıllık uygarlık tarihine ÇKP olmaksızın gelmiştir. Gerçekten de, dünyadaki hiçbir ülke belirli bir rejimin düşmesi nedeniyle sosyal ilerlemesini durdurmamıştır. ÇKP yönetiminden yıllar sonra insanlar bu olguyu tanımayacaklardır. ÇKP’nin uzamış propagandası insanları, Partiyi anneleri gibi görme yönünde eğitmişlerdir. ÇKP’nin her daim hazır politikası ÇKP’siz bir yaşam sürdürmeyi imkansız kılmaktadır.

Mao Zedong olmadan Çin yıkılmadı. Çin, ÇKP olmadan yıkılacak mı?

Kargaşanın Asıl Kaynağı Nedir?

Birçok insan ÇKP’nin Makyavel davranışını tanır ve sevmez, aldatma ve çatışmalarından nefret eder. Fakat aynı zamanda ÇKP’nin politik hareketlerinden ve sonuçlanma endişesinden korkarlar ve korku kaosu Çin’i tekrar ziyaret edecektir. Böylelikle ÇKP insanları “kargaşa” ile tehdit eder, insanlar ÇKP’nin yönetimini kabul ederek sessizliğe gömülür ve ÇKP’nin despot gücü karşısında çaresiz hissederler.

Gerçekte bir çok asker ve silahlı polisiyle, ÇKP kargaşanın ana kaynağıdır. Sıradan vatandaşlar kargaşayı başlatmak adına ne bir sebebe ne de bir yeteneğe sahiptirler. Sadece ilerleyen ÇKP bu kadar pervasız olacak ve ülkeye kargaşayı getirecektir. “İstikrar herşeyi alteder.” ve “kararsız tüm öğelerin tohumlarını yakalamak” gibi sloganlar ÇKP’nin insanları sindirmek için kullandığı teorik temele dönüşmüştür. Çin’deki en büyük değişkenliğin sebebi nedir? Zorbalık konusunda uzmanlaşan ÇKP değilmidir? ÇKP kargaşaya ön ayak olmuş ve daha sonra kendi yarattığı kaosu insanları zorlamak için kullanmıştır. Bu tüm suçluların kullandığı ortak bir harekettir.

II. ÇKP’nin Ekonomik Gelişimi Feda Etmesi

İnsanların Sıkı Çalışmalarının Başarılarından Dolayı İtibar Kazanma

ÇKP’nin iddiası son 20 senede yaşanan ekonomik gelişim üzerine yasal yalanlardır. Bununla birlikte gerçekte, bu tip gelişimler Çinliler tarafından gerçekleştirilmiş ve böylelikle ÇKP’nin kendi değeriyle ilgili yapacak hiçbir şeyi yoktur. ÇKP sanki hiçbir şey onun dışında gelişmiyormuş gibi bu başarıları kendisinin gerçekleştirdiğini savunmuş ve insanlara müteşekkir olmalarını sağlamıştır. Gerçekte hepimiz biliyoruz ki, birçok Komünizm karşıtı ülke daha hızlı bir şekilde ekonomik büyüme göstermiştir.

Olimpiyatlarda altın madalya kazananlar Partiyi tebrik etmeye beklenmiştir. Tabii parti de “sporun büyük milleti” imajını uydurmakta ve kendini övmekte tereddüt etmemiştir. Çin, SARS salgınında büyük acılar yaşamıştır, fakat Halkın Günlüğü Gazetesi Çin’in; “partinin temel teorisine, ana prensiplerine ve temel deneyimine dayanarak” virüsü yok ettiğini yazmıştır. Çin’in uzay gemisi Shenzhou-V’nin yola çıkması tecrübeli astronotlar ve teknoloji tarafından gerçekleştirilmiş olması sadece ÇKP’nin Çinlileri dünyadaki güçlü ülkeler arasına soktuğunun kanıtıdır. Çin’in ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan 2008 Olimpiyat oyunları aslında insan haklarını geliştirmek ve Çin ulusunu cesaretlendirmek adına Batı ülkeleri tarafından Çin’e verilen bir “zeytin dalı”dır oysa ÇKP’si bunu Çinlilerin sindirilmesine bir bahane ve yasallıkla ilgili açıklamalarını çoğaltmak için kullanmıştır. Çin’in yabancılar tarafından görülen “büyük market potansiyeli” Çin’in 1.3 milyarlık nüfusunun tüketim kapasitesini durdurur. ÇKP bu potansiyeli gasp eder ve Batı yönetimini ÇKP ile işbirliği yapmaya zorlamada kullanmak üzere güçlü bir silaha dönüştürür.

ÇKP, Parti liderlerini onurlandırırken kötü olan herşeyi gerici kuvvetlere ve bireylerin gizli dürtülerine yorar. ÇKP her tekil başarıyı yasallığıyla ilgili açıklamalarını daha cazip hale getirmek için kullanır. ÇKP işlediği kötü birşey bile amaca hizmet etmek adına iyiye dönüşebilir. Örneğin; AIDS’in yayılmasıyla ilgili gerçek daha fazla saklanamadığında ÇKP hemen yeni bir kimlik yaratmıştır. Hastaların yardımcısı, AIDS’in yok edicisi ve hastalığın düşmanı olarak dikkatlice propaganda makinasını seferber eder ve partinin genel sekreterinden tanınmış ünlülere kadar herkesi kullanır. Böyle ciddi bir ölüm-kalım konusuyla uğraşırken bile ÇKP böyle bir konuyu nasıl kendine övgü yaratmak için kullanacağını düşünür. Sadece ÇKP kadar kötü amaçlı bir dalavereci böyle acımasız bir davranışı el altından ve yüzsüzce itibar kazanmak için yapabilir.

İleri Görüşsüz Davranışlardan Kaynaklanan Ekonomik Dezavantaj

Ciddi bir “Yasal Kriz” ile yüz yüze gelindiğinde ÇKP, yönetimini kurmak amacıyla reform politikasını ve 1980 görüşmelerini meydana çıkarır. Çabuk başarı için sabırsızlığı Çin’e bir dezavantaj olmuştur ve ekonomistler tarafından “geç gelenin laneti” olarak adlandırılır.

“Geç gelenin laneti” yada “geç gelenin avantajı” nın genel düşüncesi bazı bilginlerininde dediği gibi gelişmemiş, gelişmede gecikmiş ülkelerin gelişmiş ülkeleri taklit etme gerçeğidir. Bu taklit iki çeşit olabilir: sosyal sistemi taklit etmek yada teknolojik ve endüstriyel modeli taklit etmek. Sistem reformunun bazı sosyal yada politik grupların merakı tehlike yarattığından beri sosyal sistemin taklidi zordur. Buna rağmen gelişmemiş ülkeler gelişmiş ülkelerin teknolojisini taklit etmeye yönelmişlerdir. Teknolojik taklit kısa dönem ekonomik büyümeyi doğurmasına rağmen birçok gizli risk taşıyabilir yada uzun süreli gelişimlerde başarısız olabilir.

Bu tam olarak “geç gelenin laneti”, ÇKP’nin de izlediği başarısızlığa giden bir yoldur. Geçen 20 yıldan sonra Çin’in “teknolojik taklidi” ÇKP’nin kendi avantajında bazı başarılara sahip olmuştur. Bu durum ÇKP’nin kendi ilgisini baltalayan, yasallığını ve politik reforma karşı koymasına devam etmesini sağlamıştır. Böylece millet uzun bir dönem meraka kurban edilmiştir.

ÇKP’nin Ekonomik Gelişimi İçin Acı Veren Bedel

ÇKP sürekli ekonomik avantajını överken gerçekte, Çin’in ekonomisi bugün Qing Hanedanlığının Qianlong’ın saltanat dönemindekine (1711-1799) kıyasla dünya ülkeleri arasındaki en düşük ekonomiye sahip olduğunu gösterir. Qianlong dönemi sırasında Çin’in GDP’si dünya toplamının %51’i olarak hesaplanmıştır. Dr. Sun Yat-sen, 1911 yılında Çin Cumhuriyetini kurduğunda (Kuomintang yada KMT dönemi) Çin’in GDP’si dünya toplamının % 27’sidir. 1923 itibariyle bu oran düşmüş fakat hala %12 gibi ciddi bir rakam söz konusudur. 1949’da ÇKP kontrolü ele aldığında oran 5.7’ydi, fakat 2003’te Çin’in GDP’si dünya toplamının % 4’ünden daha az bir orana sahiptir. KMT döneminde birçok savaş yüzünden yaşanan ekonominin zayıflamasına karşın ÇKP’nin ikdarı döneminin en barışçıl devrinde bile ekonominin çöküşü sürmüştür.

Günümüzde gücünü yasallaştırmak için ÇKP çabuk başarılar ve anlık çıkarlar için heveslidir. ÇKP’nin ilgisini korumak adına başlattığı aksak ekonomik reform ilke olarak çok pahalıya patladı. Geçen 20 yıldaki hızlı ekonomik gelişim büyük oranda aşırı kullanım yada kaynakların boşa harcanması üzerine kurulmuş olup çevresel yok olma bedeliyle kazanılmıştır. Çin’in GDP’sinin hatırı sayılır bir bölümü gelecek nesillerin fırsatlarının heba edilmesiyle gerçekleşmiştir. 2003 yılında Çin dünya ekonomisine %4’ten daha az katkıda bulunmuştur, fakat çelik, çimento ve diğer malzemelerin tüketiminde global tüketimin üçte birini oluşturmaktadır. [3]

1980’lerden 1990’ların sonuna kadar Çin’in çölleşmesi 1000’den 2460km²’ye yükselmiştir. (386’dan 950 mil’e) Ayrıca tarıma uygun arazi de 1980’de 2 mu’dan, 2003’te 1.43 mu’ya düşmüştür. [4] Gelişim için yaygın toprak kapatma patlaması Çin’e birkaç yılda 100 milyon mu’dan fazla ekilebilir alan kaybettirmiştir. Bunun yanı sıra el konulan toprakların sadece %43’ü kullanılabilmiştir. Bugün hala toplam atık su tahliyesi 43.95 milyar ton olup çevresel kapasiteyi %82 oranında aşmaktadır. Yedi ana nehir sistemindeki suyun %49’u insanların içmesi yada çiftlik hayvanları için uygun değildir. Göllerin %75’i çeşitli derecelerde ötrifikasyonlarla kirlenmiştir.[5] Çin’deki bireyle doğa arasındaki savaş hiçbir zaman bugün olduğu kadar hassas olmamıştır. Ne dünya ne de Çin böylesi sağlıksız bir büyümeye karşı koyabilirdi. Konutların ve yüksek blokların görkemiyle aldatılan insanlar, olması yakın ekonomik krizden bihaber kalmışlardır. Doğa için insanlara bedel ödetme zamanı geldiğinde, Çin milletine felaket getiren sonuçlar doğuracaktır. Karşılaştırmak gerekirse komünizm terk edildiğinden beri Rusya ekonomik ve politik reformlarını aynı zamanda ortaya çıkarmıştır. Kısa süreli bir sancı yaşadıktan sonra hızlı bir gelişim yüklenmiştir. 1999’dan 2003’e kadar Rusya’nın GDP’si toplamda % 29.9’luk bir artış göstermiştir. Yaşadıkları yerlerin hayat standartları gözle görülür bir şekilde gelişmiştir. Batı iş çevreleri sadece “Rus ekonomik mucizesini” tartışmakla kalmamış ayrıca Rusya’daki yeni sıcak noktaları büyük ölçekte araştırmaya başlamıştır. Birçok cazip millet arasında Rusya’nın rütbesi 2002’de onyedincilikten 2003’te sekizinciliğe yükselmiştir ve dünyanın en popüler on milletinden biri haline gelmiştir. Çin’e göre çok daha fazla yoksulluk çeken ve etnik kavgalara sahne olan Hindistan bile bu belirgin gelişimden hoşnut olmuş ve 1991’deki ekonomik reformdan bu yana ekonomik büyüme oranını %7’lerden 8’lere çıkarmıştır. Hindistan pazar ekonomisinde nispeten daha eksiksiz bir yasal sisteme, sağlıklı bir finans sistemine, tam gelişmiş bir ekonomik sisteme ve sabit bir halk anlayışına sahiptir. Uluslararası toplum Hindistan’ı büyük gelişim potansiyeline sahip bir ülke olarak değerlendirmiştir.

Bunun yanında ÇKP politik reform hariç sadece ekonomik reformla hareket eder. Kısa sürede gelişen ekonominin yanlış görünümü sosyal sistemin doğal evrimini engellemiştir. Çin toplumunda yükselen tutarsızlığa sebep olan bu tamamlanmamış reformdur ve sosyal kargaşayla keskinleşmiştir. İnsanlar tarafından gerçekleştirilen finansal kazançlar sabit sosyal sistemlerle korunmamaktadır. Bundan başka devlet mallarının özelleştirilmesi sürecinde ÇKP’nin güç sahipleri kendi ceplerini doldurmak için pozisyonlarını kullanmışlardır.

ÇKP Köylüleri Yeniden ve Tekrar Kandırır

ÇKP güç kazanmak adına köylü sınıfına güvenmektedir. Gelişim sürecinin ilk evrelerinde ÇKP’nin kontrolü altındaki kırsal bölge bütün sahip olduklarıyla ÇKP’ne bağlıydı. Fakat ÇKP devlet yönetimini ele geçirdikçe köylüler bir çok farkı rahatlıkla görmeye başladılar.

ÇKP, hükümeti kurduktan sonra çok haksız bir sistem olan oturmaya elverişli yerlerin kaydı sistemini meydana getirmiştir. Sistem, kırsal ve kırsal olmayan bölgedeki insanları sebepsiz bir ayrım ve devlete zıtlık yaratarak zorla sınıflandırır. Köylülerin hiçbir tıbbi güvencesi, işsizlik yardımı, emekli maaşı yoktur ve bankadan da para yardımı alamazlar. Köylüler Çin’deki en yoksul fakat bunun yanında en ağır vergi yükünü çeken sınıftır. Köylüler zorunlu ihtiyat fonu, halk refahı fonu, idari yönetim fonu, extra eğitim ücretleri, doğum kontrol ücreti, askeri organizasyon ve eğitim ücreti, devlet yolu inşaat ücreti ve askeri servis tazminat ücreti ödemek zorundadırlar. Tüm bu ücretlerden başka ürettikleri ürünlerden bir kısmını devlete sabit bir oranda zorunlu bir gereklilik olarak satmalıdırlar ve tarım vergisi, toprak vergisi, özel yerel üretim vergisi ve birçok diğer zorla toplanan para yanında kasaplık vergisini de öderler. Aksine kırsal kesimde yaşamayan insanlar bu vergileri ve ücretleri ödemezler.

2004’ün başlarında Çin’in başbakanı Wen Jiabao “bir numaralı dokümana” değinmiş ve Çin’in kırsal kesiminin 1978’teki ekonomik reformdan beri en zor zamanlarını geçirdiğini söylemiştir. Birçok köylü için gelir durdu yada düşüştedir. Gittikçe fakirleşmekteler ve kentle kırsal kesim arasındaki gelir boşluğu açılmaya başlamaktadır.

Doğu Sichuan ilindeki bir ağaç çiftliğinde üst düzey otoriteler yeniden ağaçlandırma projesi için 500,000 yuan (yaklaşık 60,500 dolar) dağıtmışlardır. Bu ağaç çiftliğinin liderleri ilk önce kendi ceplerine 200,000 yuan koymuşlar daha sonra kalan 300.000 yuan’ı ağaç dikmeye ayırmışlardır. Fakat para hükümetin her kademesinden geçerken ağaç ekimi için yerel köylülerin eline çok azı kalmıştır. Hükümet, yetersiz fon nedeniyle köylülerin çalışmayı reddetmesinden dolayı endişe etmez. Köylüler öylesine yoksullaşmışlardır ki çok az paraya bile çalışmaya razı olmuşlardır. Bu Çin’de yapılan ürünlerin çok ucuz olmasının bir sebebidir.

Batı Ülkelerine Baskı Yapmak İçin Ekonomik Merakı Kullanmak

Birçok insan Çinle ticaretin insan haklarını, konuşma özgürlüğünü ve Çin’deki demokratik reformu ilerleteceğine inanır. 10 yıldan fazla bir süredir bu tahminin sadece umut dolu bir düşünce olduğu açıktır. Çin’de ve Batı’daki iş yapma prensiplerini karşılaştırdığımızda ortak bir örnek karşımıza çıkar. Batı topluluklarının dürüstlüğü ve şeffaflığı yerini Çin’deki kayırmaya, rüşvetçiliğe ve hırsızlığa bırakmıştır. Birçok batı kurumu potansiyel bir suçluya dönüşerek Çin’in yozlaşmasına katkıda bulunmuştur. Hatta bazı firmalar insan haklarının ihlali ve kendi insanlarına işkence konularında ÇKP’nin örtbas etmesine yardımcı olmuşlardır.

ÇKP, yabancı diplomaside ekonomik kart rolü oynayarak mafya gibi davranmıştır. Uçak yapım kontratının Fransa’ya yada Birleşmiş Milletlere verilmesi, ÇKP’nin insan hakları konusunda hangi ülkenin sessiz kaldığına bağlıdır. Birçok batılı işadamı yada politikacı sürülmüş ve Çin’in ekonomik çıkarları doğrultusunda kontrol edilmişlerdir. Kuzey Amerika’dan bazı bilgi teknoloji firmaları interneti bloke etmek için ÇKP için özelleşmiş ürünler elde etmiştir. Çin piyasasına girişi sağlamak için bazı internet websiteleri kendilerini sansürlemede ve ÇKP’nin sevmediği haberleri süzmede hem fikirlerdir.

Çin’in Ticaret Bakanlığından gelen bilgiye göre; Nisan 2004’ün sonunda Çin birçok kontratta toplam 990 milyarlık yabancı yatırım görmüştür. Yabancı sermayeden gelen bu büyük “kan nakli” gözle görülmektedir. Fakat yatırım sürecinde yabancı sermaye demokrasi, özgürlük ve insan hakları konularını ana prensipler olarak Çinlilerin önüne sunmamıştır. ÇKP, propagandasını yabancı yatırımcılar ve yabancı hükümetler ve de bazı ülkelerin dalkavukluğu ile ilgili mutlak işbirliğinden yararlanarak ortaya koymuştur. ÇKP, Çin’in yüzeysel ekonomik başarısını kullanarak siyasal reformları engellemek için dolaplar çevirme konusunda uzmanlaşmışlardır.

III. ÇKP’nin Gizlenmemişlikten “Arıtılmışlığa” Beyin Yıkama Teknikleri

İnsanlar genelde şunu duyarlar: “ÇKP’nin geçmişte çok yalan söylediğini biliyorum fakat bu sefer doğruyu söylüyor.” Geçmişe baktığımızda ironik olarak, bu ÇKP’nin her hata yaptığında söylediği bir sözdür. Bu, ÇKP’nin onlarca yıldır yalanlarıyla insanları aptal yaptığı yeteneğini yansıtır.

İnsanlar ÇKP’nin büyük masallarına karşı bir direnç geliştirmişlerdir. Buna karşılık ÇKP’nin yalanları ve propagandası daha kurnaz ve “profesyonel” bir şekle dönüşmüştür. Geçmişin slogan stil propagandasına dahil olarak ÇKP’nin yalanları daha saf ve kurnazcadır. Bu koşullar altında ÇKP Çin’in etrafında bir bilgi kuşatması gerçekleştirmiştir. Masallardan daha aldatıcı ve zararlı olan halkı yanlış yönlendiren belirli konular üzerine hikayeler yaratmıştır.

Çinfırsatı adlı İngilizce bir gazetede Ekim 2004’te ÇKP’nin gerçeği saklamak için uydurduğu yalanlar ortaya çıkarılmıştır. 2003 yılında Çin’de SARS patladığında tüm dünya Çin’in bu salgın hakkında birşeyler sakladığından şüphelenmiştir ve hala daha ÇKP bunlara ışık tutmayı reddeder. ÇKP’nin SARS’la ilgili bilgilerinde doğru olduğuna inandırmak için Xinhua web sayfasında 2003 yılının Nisan ayı başında 400 sayfadan fazla rapor niteliğinde makaleler yayınlanmıştır.

Bu raporlar aşağıdaki hikayeyi anlatır: SARS meydana çıktığı anda merkezi ve yerel seviyelerdeki yönetimler hastalara zamanında tedavi uygulamak için uzmanlar seferber etmiştir. Bu, hastalığın yayılmasını engellemek için sorun yaratan insanları elde kalan ürünler için kışkırtmıştır, bunun sonucunda hükümet söylentileri kesmek ve yayılımını engellemek için hiç zaman kaybetmemiştir ki böylelikle sosyal emirler etkili bir şekilde sağlamlaştırılmıştır. Çok az sayıda Çin karşıtı güç yersiz bir şekilde Çin hükümeti tarafından ört bas edilmesinden şüphelenmelerine rağmen birçok ülke ve insan bu söylentilere inanmadı. Yükselen Guangzhou Ticaret ortaklığı dünyadaki tüm ticaret yerleri içinde en fazla katılıma sahiptir. Denizaşırı memleketlerden gelen turistler Çin’e seyahat etmenin güvenli olduğunu onaylarlar. Diğerlerinden farklı olarak Dünya Sağlık Örgütünden gelen uzmanlar (ÇKP tarafından kandırılanlar) Çin hükümetinin SARS ile ilgili önlemleri almada ve ileri ki yardımlarda bulunacağı izlenimi verme girişiminde bulunmuşlar böylelikle hiçbir problem çıkmamıştır. Ve uzmanlar Guangdong ilindeki arazi araştırması için (20 günlük gecikmeden sonra) startı vermişlerdir.

Yazar bu 400 sayfadan fazla makalede son dört ayda ÇKP’nin şeffaf olduğu etkisini yaratmış, insanların sağlıklarını korumakla yükümlü gibi davranmış ve insanları ÇKP’nin hiçbir şey saklamadığına inandırmıştır. Bunun yanında 20 Nisan 2003’te Devlet Konseyi Bilgi Ofisi basın toplantısında Çin’de SARS’ın patlak verdiğini ve hükümetinde bu salgını ört bas etmeye çalıştığını açıklamıştır. Sadece bundan sonra yazar gerçeği görmüş ve ÇKP tarafından uygulanan aldatıcı ve suçlu metotları anlamıştır.

Tayvan’daki genel seçimlerde ÇKP aynı anlaşılması güç ve saf yaklaşımı kullanarak felakete yönelik bir başkan seçiminin yapılmasını teklif etmiştir. Felaketler; intihar oranındaki artış, stok marketlerinin çökmesi, garip hastalıklarda artış, akıl hastalıkları, göç dışı adada yaşayanlar, kan davaları, hayata karşı katı davranışlar, durgun piyasa, sokaklarda gelişi güzel ateş açmalar, protestolar ve gösteriler, başkanlık binasını kuşatma, sosyal huzursuzluk, politik komedi ve benzeri. ÇKP, Çin topraklarındaki insanların beyinlerini, bütün bu felaketlerin seçimlerin sonucu olduğuna ve Çin’in hiçbir zaman sağlıklı bir seçim gerçekleştiremeyeceği ile doldurmuştur.

Falun Gong konusunda ÇKP aldatıcı bir tavırla yüksek derecede bir beceri göstermiştir. ÇKP sahne şovlarını birbiri ardına sergilemiştir. Birçok Çinlinin ne kadar yanıltıldığına da şüphe yoktur. ÇKP’nin suçlu propagandası o kadar yanıltıcıdır ki kurbanlar yalanlara gönüllü olarak inanırlar ve doğrunun ellerinde olduğunu düşünürler.

Geçen onlarca yıl boyunca ÇKP’nin beyin yıkama politikası dalaverecilikte daha saf ve güç farkedilen boyutta olup ahlaksız yaradılışının bir uzantısıdır.

IV. ÇKP’nin İnsan Hakları Konusundaki İkiyüzlülüğü

Demokrasiyi Yaratmak Adına Gücü Elde Etmek için Despot Yönetimle Demokrasiyi Gasp Etmek

“Demokratik bir ulusta egemenlik cennet ve dünya ile aynı çizgide yer alan insanların avuçlarına serilmelidir. Eğer bir millet demokratik olduğunu iddia ederse ve egemenlik hala insanların elinde değilse bu doğru yol üzerinde olduğunu göstermez ve sapma gözüyle bakılır ve bu ulus demokratik bir ulus değildir. Parti yönetimini ve popüler seçimi sona erdirmeden demokrasi nasıl sağlanabilir? İnsanların haklarını insanlara geri verin! ”

Bu alıntı, “denizaşırı düşmanlar” tarafından ÇKP’ni yerden yere vurmak için yazılmış bir makale değilmidir? Aslında bu varsayım 27 Ekim 1945 tarihli ÇKP’nin resmi gazetesi olan Günlük Xinhua’dan alınmıştır.

“Popüler seçimi” ve “ insanların haklarını insanlara geri vermeyi” koz olarak kullanan ÇKP, gücü gasp ettiğinden beri “popüler oy kullanmaya” bir tabu olarak bakmaktadır. “Devletin kullanıcıları ve sahipleri” olan kişiler kendi kararlarına sahip olmak için hiçbir hakka sahip değillerdir. ÇKP’nin güç anlaşılan doğasını anlatmak için kelimeler yetersizdir.

Ne yapıldığından ve kötü ÇKP’nin öldürme üzerine merakından, devleti yalanlarla yönetmesinden, daha yardımsever ve insanların haklarını insanlara geri vermeye gönüllü görünmesinden hoşnutsanız yanlışsınız demektir. ÇKP’nin sözcüsü Halkın Günlüğü Gazetesinin 23 Kasım 2004’te, halk demecinden 60 yıl sonra, ne dediğine bakarsak; “İdeolojinin sadık kontrolü partinin yönetimini güçlendirmek için gerekli bir ideolojik ve politik kuruluştur.”

Son zamanlarda ÇKP buna benzer bir “Üç Hayır Prensibi” [6] teklifi üretmiştir ve bu teklif “müzakere olmaksızın gelişimin” ilkidir. “Gelişim” sahtedir fakat “bir ses bir hol”ü savunan “müzakere olmaması” ÇKP’nin gerçek amacıdır.

2000 yılında ünlü CBS muhabiri Mike Wallace tarafından Jiang Zemin’e neden Çin’in popüler seçimleri idare edemediği sorulduğunda Jiang şöyle yanıtlamıştır: “Çinli insanlar eğitimde kaybetme yolundadırlar.”

Bununla birlikte 25 Şubat 1939 gibi erken bir tarihte Günlük Xinhua Gazetesinde ÇKP şunları dile getirmiştir: “Onlar (KMT) bugün Çin’deki demokratik politikanın farkına varmadıklarını fakat daha sonra fark ettiklerini söylemiştir.” Onlar; demokratik politikanın Çinlilerin, Avrupa ve Amerika’daki kapitalistlerin eğitim ve bilgi seviyesine ulaşana kadar beklemesini umarlar fakat yalnızca demokratik sistem altında insanları eğitmek daha kolaydır.

Xinhua’nın 1939’da ve Jiang Zemin’in 2000’de dediklerinin arasındaki ikiyüzlü fark ÇKP’nin adaletsiz doğasının gerçek fotoğrafının bir yansımasıdır.

1989’daki Tiananmen Katliamından sonra ÇKP dünya sahnesine kötü bir insan hakları siciliyle geri döndü. Tarih ÇKP’ne bir seçim hakkı verdi. Ya kendi insanlarına saygı duyup insan haklarını geliştirecek yada Çin’in içindeki suistimallere devam edecek ama bunu yaparken uluslararası kınamayı engellemek için insan haklarına saygılı görünecek.

Ne yazık ki; despot doğasıyla uyumlu olarak ÇKP hiç tereddüt etmeden ikinci yolu seçer. Bir grup vicdansızın yanısıra, bilimsel ve dini alanlarda yetenekli insanları biraraya getirerek, ÇKP’nin insan haklarında yalan sürecini ilerletmek için aldatıcı propagandasını meydana çıkarmaya yönlendirmişlerdir. “Kurtulma Hakları” yada saklanmak ve yiyecek için haklar gibi birçok yanlış hak palavrası uydurmuşlardır. Bu tartışma şöyle devam etmiştir: “İnsanlar aç olduklarında konuşmaya hakları yok mudur? Açlık konuşmazsa bile kendi haklarını yiyenler açlık için konuşamazlar mı? ÇKP, insan haklarıyla oyun oynayarak Çinlileri ve Batı demokrasilerini utanmadan “bugünün Çin insan hakları için en uygun dönemi olduğunu savunarak” aldatmaya çalışmışlardır.

Çin oluşumunun 35. maddesi Çin Halk Cumhuriyeti’nin insanlarının kendilerini ifade edebilme, yayım, ortaklık, topluluk, protesto ve gösteri özgürlüğünün olması gerektiğini savunur. ÇKP kelime oyunu oynamaktadır. ÇKP’nin yönetimi altında sayısız insan inanç, konuşma, topluluk, kurum ve yasal savunma haklarından yoksun bırakılmışlardır. Hatta ÇKP bazı toplulukların yasadışı olarak değerlendirilmesini emretmiştir. 2004’te bir fırsattan yararlanarak, bazı sivil gruplar Pekin’de gösteri yapmaya çalışmışlardır. Bu onayı kabul etmek yerine hükümet başvuranları tutuklamıştır. Hong Kong’un “bir ülke, iki sistem” politikası da ÇKP’nin bünyesinde bir hile olarak görülmüştür. ÇKP, Hong Kong’ta son 50 yılda hiçbir değişiklik olmadığını söyler ve zalim yasalaşmayı, Hong Kong’un Çin’e dönüşünden 5 sene sonrasında 23. Basit Kanun Maddesini, pas geçme girişimi adına iki sistemi bir sisteme dönüştürmeye çalışır. [7]

ÇKP’nin yeni uğursuz rolü; “konuşmadaki gevşemeyi” kullanarak büyük denetlemenin ve kontrol etmenin uzantılarını gizlemektir. Çin artık kafasının içindekilerini daha serbestçe söylemeye başlar ve bunların gerisinde internet haberlerinin daha hızlı hareket etmesini sağlar. Böylelikle ÇKP konuşma özgürlüğüne ve birçok insanın bunun için düşürüldüğüne izin verdiğini iddia eder. Bu yanlış bir yaklaşımdır. Bu ÇKP’nin yardımsever olduğundan çok partinin sosyal gelişim yada teknolojik ilerlemesini sürdürmeyi bırakmayacağının göstergesidir. ÇKP’nin interneti kullanarak oynadığı role bir bakalım. Bu, web sitelerini bloke etmek, bilgileri süzmek, chat odalarını gözetlemek, emailleri kontrol etmek ve net kullanıcılarını suçlamaktan geçer. Yaptığı herşey doğayı ilkelleştirmektir. Günümüzde insan haklarına ve vicdanına önem vermeyen bazı kapitalistlerin yardımıyla ÇKP polisi teçhizatlanmıştır. Bu araçlar; bir devriye aracının içinden net kullanıcılarının her hareketini görüntülemeye yarayan yüksek teknolojiye sahip aletlerdir. ÇKP’nin yozlaşmasına baktığımızda, demokratik özgürlüğün global hareketi adı altında gündüz vakti gerçekleştirilen kötü işleri görürüz ve insan haklarındaki ilerleme sürecini geliştirmesini nasıl bekleriz? ÇKP’nin kendi dediği; “dışarıyı gevşet ama içeriyi sıkılaştır” dır. ÇKP’nin ahlaksız doğası değişmemiştir.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonunda kendi için yarattığı iyi imaj sonucu 2004’te insan haklarını suistimal edenlere karşı bir dizi cezalandırma olayları ortaya koyduğudur. Bunun yanında bu olaylar sadece yabancıların gözleri içindir ve hiçbir özelliği yoktur. Bu nedenle Çin’deki en büyük hak suistimalcisi, genel sekreteri Jiang Zemin, ilk politik ve genel hukuk komisyonu başkanı, başbakan Zhou Yongkang ve başbakan yardımcısı Liu Jing kadar ÇKP’dir de. İnsan haklarını suistimal edenleri yakalama şovları hırsıza bağırmak gibidir:“Hırsızı yakalayın.”

Halktan saklanan bir seri tecavüzcü arasında bir günde on kıza tecavüz etmek adına bir benzerlik kurulabilir. Etrafta çok insan olduğundan kalabalığın önünde sadece bir kıza saldırabilir. Tecavüzcüler için daha iyileştirme diye bir şey söylenebilir mi? Halkın önündeki tecavüz sahnesi sadece tecavüzcünün geçmişten daha basit ve utanmaz olduğunu kanıtlar. Onun için değişen tek şey bir suçu artık eskisi kadar rahat işlemeyeceğidir.

ÇKP bir seri tecavüzcü gibidir. ÇKP’nin diktatör yapısı ve içgüdüsel güç kaybetme korkusu insanların haklarına saygı göstermeyeceğinin kanıtıdır. İnsan, materyal ve finansal kaynaklar, insan haklarının gelişim sürecindeki çabalarının artmasını gizlemek içindir. Değişken katliamlarda yada eziyetlerde ÇKP’nin Çin açısından göz yumması Çinlilerin en büyük göz yumması olmuştur.

Kanunun Arkasına Saklanırken Suç İşlemeye Soyunmak

Bazı özel meraklıların kazançlarını korumak adına ilk olarak ilk görüntüsünü atmış ve çalışanlardan, topluluktan ve köylülerden vazgeçmiştir. İkinci olarakta acımasız ve yalancı niyetini arttırarak ÇKP’nin insan haklarını suistimal etmesi uluslararası topluluğa duyurulmuştur. ÇKP, insanların kafalarını karıştırmak için “yasanın yönetimi”, “piyasa”, “insanlar için” ve “reform” gibi popüler terimleri kullanır. ÇKP kötü doğasını değiştiremez sadece Batı Stili bir kıyafete bürünür. Böyle bir imaj Mao kıyafetine bürünmüş halinden daha yanlış bir gösterimdir. Geoerge Orwell’in Hayvanlar Çiftliği (1945’te yayınlanan) kitabında domuzlar konuşmayı ve iki ayaklarının üzerine kalkmayı öğrenmişlerdir. Bu yeni kazanılan yetenek domuzlara farklı bir imaj kazandırmış fakat kendi domuz doğalarını değiştirmemiştir.

A. Acımasız Çin’in Oluşumunda Kanun ve Düzenlemeler Yapmak

Acımasız oluşumdaki kanunlar ve düzenlemeler kişisel kanuni düzenlemeye dönüşmüştür. Bu zorlamalar; “yasal temel” üzerine kurulu insanların işkenceye son verme, özgürlük kazanma ve insan haklarını sağlama çabalarıdır.

B. Politika Dışı Problemlerin Politik Anlamlarla Ele Alınması

Sıradan bir sosyal problem; “topluluklar için partiyle mücadele”, “Partiye ve ülkeye ölüm getirme”, “kargaşa” ve “düşman kuvvetleri” gibi seviyelere kadar yükselebilir. Politika dışı bir konu bile maksatlı olarak politik bir seviyeye getirilebilir, böylelikle ÇKP insanların nefretini kışkırtmak için politik hareketleri bir propaganda aracı olarak kullanabilir.

C. Politik Konuların Gizli Anlamlarla Yönetilmesi

ÇKP’nin, demokrasi yanlısı insanlara ve özgür düşünceli entelektüellere saldırıdaki son rolü onları hapsetmek için tuzaklar kurmaktır. Bu tür tuzaklar sivil savunmanın, fahişelik ve vergi kaçırma gibi yanlış ithamların altında kalır. Saldırganlar, dışarıdan gelebilecek ayıplamalara karşın profillerini düşük tutarlar. Suçlananın ününü zedeleyen bu tür suçlar kurbanları halk önünde aşağılamak için de kullanılır.

ÇKP’nin ahlaksız doğasında tek değişen şey daha acımasız ve yüzkarası olmasıdır.

ÇKP Bir Milyardan Fazla İnsanı Saptırdığı Mantık ile Tutsak Tutar

Düşünün ki azgın bir suçlu bir eve daldı ve bir kıza tecavüz etti. Mahkemede bu suçlu kendisini, kurbanı öldürmediği sadece tecavüz ettiği yönünde müdafaa eder. Çünkü öldürmek tecavüz etmekten daha kötüdür, suçsuz olduğunu söyler ve serbest bırakılmasını talep eder. Ayrıca insanların kendisine öldürmeyip sadece tecavüz ettiği için şükran duymasını ister.

Bu mantık saçma gibi gelir. Bununla bereber; ÇKP’nin 4 Haziran 1989’daki Tiananmen Katliamındaki savunma mantığı bu suçla benzer özellikler taşımaktadır.

ÇKP, “öğrencilerin sindirilmesi” Çin’deki potansiyel bir “iç karışıklığı” engellemiştir. İç karışıklığı engellemek için öğrencilerin sindirilme olayının doğruluğu kanıtlanmıştır.

“Tecavüz etmek mi, öldürmek mi hangisi daha iyi?” Böyle bir suç için mahkemede bu soruyu sormak suçun ne kadar ayıp olduğunu gösterir. Tiananmen katliamında da benzer olarak ÇKP ve yandaşları ne kadar suçlu olduklarını yansıtmamışlardır. Onun yerine topluma hangisinin daha iyi olduğunu sormuşlardır. “Öğrencilerin sindirilmesi yada iç karışıklık bir sivil savaşa neden olabilir mi?”

ÇKP, bu dev mekanizmanın ve propagandanın tümünü kontrol etmektedir. Başka bir deyişle; 1.3 milyar Çinli insan ÇKP tarafından esir tutulmaktadır. 1.3 milyar insan elinde tutsakken ÇKP her zaman “esaret teorisinden” bahseder. Eğer bir grubu sindiremezse tüm ulus kargaşa yada bir felaketin içinde olacaktır. Bunu bir özür olarak kullanarak ÇKP istediği her bireyi yada grubu sindirebilir ve bu sindirme her zaman savunulabilir. Bu tarz yalan tartışmalar ve yanlış sebeplendirmeler yapan dünya üzerinde ÇKP’den daha utanmaz bir suçlu var mıdır?

Havuç ve Sopa – "Özgürlüğü” Bahşederek Sindirme Politikasını Kışkırtmak

Birçok Çinli “özgürlük” ile eskiye göre daha fazla eğlendiğini sanır bu nedenle de ÇKP’nin gelişimi için hala umutları vardır. İşin doğrusu insanlara “bahşedilen” özgürlük ÇKP’nin kriz duygusuna bağlıdır. ÇKP, partinin ortak merakını sağlamak için herşeyi yapabilir hatta demokrasi, özgürlük yada insan hakları gibi.

Bununla beraber, ÇKP liderliği altında benzer olarak adlandırılan bahşedilmiş “özgürlük” herhangi bir yasa tarafından korunmamaktadır. Böyle bir “özgürlük” insanları kandırmak ve kontrol etmek için iyi bir alet olup demokrasi doğrultusunda uluslararası trendin tam ortasındadır. Özünde bu özgürlük ÇKP’nin diktatörlüğüyle uzlaşmaz bir savaştır. ÇKP’nin hoşgörü seviyesinin gerisinde olan böyle bir mücadele ÇKP’nin tüm özgürlükleri bir anda geri almasıyla değişmiştir. ÇKP’nin tarihinde, hangi konuşmanın gerçekten özgür hangisinin katı bir dönemle takip edileceği birçok dönem yaşanmıştır. ÇKP’nin tarihindeki bu tarz periyodik döngüler ÇKP’nin adaletsiz doğasını yansıtır.

Bugünün internet çağında, eğer ÇKP’nin resmi Xinhua web sitesini ziyaret ederseniz yada aktif Halkın Günlüğü’nü Çin hakkında birkaç olumsuz bilgi içeren rapor bulacaksınızdır. Birincisi bunun nedeni bugünlerde Çin’de hızlı yayılan çok sayıda kötü haber olması ve haber ajanslarının kredilerini arttırmak adına bu haberleri yayınlamasıdır. İkincisi; bu raporların dayanma noktası ÇKP’nin merakına uymaktadır. Örneğin; “küçük eleştiriler büyük yardım gerektirir”. Bu raporlar her zaman belirli kişilere yönelik yada partiye yönelik çıkan, hiçbir şey yapmadan her çözümde ÇKP’nin liderliğini ön plana çıkaran kötü haberlerin nedenini oluşturur. ÇKP becerikli bir şekilde, neyin rapor edileceğini neyin edilmeyeceğini, ne kadar edileceğini ve hangi Çin medyasının yada denizaşırı medyanın rapor edip edemeyeceğini kontrol eder.

ÇKP kötü haberleri kullanmakta ustadır ve insanların kalbini kazanmada istenen sonuca ulaşır. Çin Ana toprağında birçok genç ÇKP’nin yeni bir konuşma özgürlüğü önerdiğini düşünür ve ÇKP için umutları vardır ve minnettardırlar. Medya diye adlandırılan “saf” bir stratejiye sahip adaletsiz bir düzenin kurbanlarıdır.

Bundan başka Çin topluluğunda bir kaos durumu yaratıp medyayı da ekleyerek ÇKP böyle bir kaos topluluğunu sadece kendisinin kontrol edebileceğini ve ÇKP yönetimini destekleyen insanları sadece kendisinin yöneteceğini insanlara inandırmaya çalışır.

Böylelikle; her ne kadar ÇKP’nin insan haklarında geliştiği işaretlerini görsekte ÇKP’nin geliştiğine inanma hatasına düşmemeliyiz. Tarihte; ÇKP, KMT hükümetini devirme çalışması sırasında ulusun demokrasisi için savaşıyor izlenimi yaratmıştır. ÇKP’nin acımasız doğası olarak ÇKP’nin verdiği hiçbir söze inanılmaz.

Çin Komünist Partisinin Vicdansız Tabiatına Dair-2


16 Temmuz 2009, Perşenbe
Qaraxan
Bu yazı 3549 kez okundu.

Doğu Türkistan Cumhuriyeti Sürgündeki Hükûmeti©2004-2015

XHTML 1.0 Strict Standartlarına uygun. CSS Standartlarına uygun.