Makaleler

Jiang Zemin’in ÇKP ile Birlikte Falun Gong’a Nasıl Zulmettiklerine Dair-2



IV. Jiang Zemin Falun Gong’a Zulmetmek İçin ÇKP’ni Nasıl Kullanmaktadır

ÇKP’nin “bütün Parti üyeliği Merkez Komitesi’ne tabi olmalıdır” organizasyonel ilkesinden faydalanarak Jiang Zemin, ÇKP tarafından kontrol edilen devlet mekanizmasını Falun Gong’a zulmetme hedefine ulaşmak için kötüye kullanmıştır. ÇKP-kontrollü aygıt orduyu, medyayı, kamu güvenliği personelini, polisi, askeri polisi, devlet güvenlik güçlerini, yargı sistemini, Ulusal Halk Kongresi’ni, diplomatik personeli ve yapmacık dini grupları kapsar. Hepsi ÇKP tarafından kontrol edilen ordu ve askeri polis, Falun Gong uygulayıcılarının kaçırılması ve tutuklanmasında doğrudan yer almıştır. Çin’deki haber medyası yalanların yayılmasında ve Falun Gong’un karalanmasında Jiang’ın rejimine yardımcı olmuşlardır. Devlet güvenlik sistemi Jiang Zemin tarafından bilgi toplamada ve sunulmasında, yalanlar uydurulmasında ve istihbaratı tahrif etmekte kullanılmıştır. Ulusal Halk Kongresi ve yargı sistemi Jiang Zemin ve ÇKP’nin işlediği suçların gerekçelendirilmesi için üzerilerine “meşru” görünümünü ve “yasanın egemenliği” elbisesini giymişler, etkili bir biçimde insanları hayatın her kolundan kandırmışlardır. Kendilerini Jiang Zemin’i korumak ve ona hizmet etmek için bir enstrüman haline getirmişlerdir. Aynı zamanda, diplomatik sistem uluslararası alanda yalanlar yaymış ve yabancı hükümetleri, kıdemli memurları ve uluslararası medyayı politik ve ekonomik dürtülerle öylesine ayartmıştır ki, Falun Gong’un kovuşturulması konusunda sessiz kalmışlardır.

Falun Gong’un bastırılması emrinin verildiği Merkez Komitesi’nin çalışma konferansı sırasında, Jiang Zemin “Sadece ÇKP’nin Falun Gong’u yenemeyeceğine inanmıyorum” demiştir. Sindirme stratejisini planlarken, üç politika ortaya konmuştur: “[Falun Gong uygulayıcılarının] şöhretini yıkma, [onları] finansal olarak iflas ettirme ve [onları] fiziksel olarak yok etme.” Bunun sonrasında bir sindirme kampanyası tam anlamıyla başlamıştır.

Bilgi Akışını Engellemek İçin Medyayı Kendi Çıkarına Kullanmak

“[Falun Gong uygulayıcılarının] şöhretini yıkma” politikası ÇKP’nin mutlak kontrolü altındaki medya tarafından yürütülmüştür. Bütün ülkedeki Falun Gong uygulayıcılarının tutuklanması kampanyasının üçüncü günü olan 22 Temmuz 1999’dan başlayarak ÇKP kontrollü haber medyası aniden yoğun ve büyük bir anti-Falun Gong propaganda saldırısı başlatmıştır. Örneğin Pekin-temelli Çin Merkezi Televizyonu (CCTV)’yi ele alalım. 1999’un geri kalan aylarında CCTV, Falun Gong hakkında yalanlar yaymak için önceden programlanmış görüntüleri yayınlayarak günde yedi saat harcamıştır. Bu programların yapımcıları Falun Gong’un kurucusu Bay Li Hongzhi’nin konuşmalarını saptırarak ve tahrip ederek başlamışlar ve sonra tıbbi tedavinin reddedilmesine bağlı sözde intihar, cinayet ve ölüm vakaları ortaya atmışlardır. Falun Gong ve kurucusunu karalamak ve suçlu göstermek için her şeyi yapmışlardır.

En çok reklamı yapılan vakaysa Bay Li Hongzhi’nin bir keresinde halka açık bir karşılaşmada söylediği “Yeryüzünün patlaması diye bir olay yoktur” cümlesindeki yoktur sözcüğünün değiştirilmesidir. CCTV programı bu cümleyi “Yeryüzünün patlaması diye bir olay vardır”a çevirmiştir. Böylece, Falun Gong’un Kıyamet Günü teorileri yaydığını iddia etmiştir. Kamuyu yanıltmak için çeşitli dolaplar da çevrilmiştir, örneğin, sıradan suçluların işledikleri suçları Falun Gong uygulayıcıları işlemiş gibi göstermişlerdir. Pekin’de zihinsel olarak geri Fu Yibin tarafından işlenen cinayet ve Zheijang Eyaleti’nde bir dilenci tarafından gerçekleştirilen ölümcül zehirleme olaylarında suç Falun Gong üzerine atılmıştır. Daha sonra ÇKP sevilmeyen, kanlı kovuşturmasını gerekçelendirmek ve destek bulmak için medyayı aldatılan halk arasında nefreti artırmak amacıyla kullanmıştır.

ÇKP’nin mutlak kontrolü altındaki 2000’den fazla gazete, 1000’den fazla dergi, yüzlerce yerel televizyon ve radyo istasyonu bütün kaynaklarını Falun Gong’u karalama propaganda kampanyasında kullanmak üzere fazlasıyla yüklenmiştir. Bu propaganda programları, resmi Xinhua Haber Ajansı, Çin Haber Servisi, H.K. Çin Haber Ajansı ve diğer ÇKP kontrollü denizaşırı medya yoluyla Çin dışındaki bütün ülkelere yayılmıştır. Tamamlanmayan istatistiklere dayanarak, sadece 6 ay içinde, Falun Gong’u karalayan ve hedef alan 300.000’in üzerinde gazete makalesi ve program yayımlanmış veya yayınlanmıştır ve aldatılmış sayısız insanın zihni zehirlenmiştir.

Denizaşırı ülkelerde elçilikler ve konsolosluklarda, Falun Gong’u eleştiren ve güya “açığa vuran” çok sayıda albüm, CD’ler ve yayınlar gösterilmiş ve sergilenmiştir. Dışişleri Bakanlığı’nın web sitesinde Falun Gong’u eleştirmek ve “ifşa etmek” için özel sütunlar ayrılmıştır. Ayrıca, 1999 yılının sonunda, Yeni Zelanda’da düzenlenen Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEİ) zirvesinde, Jiang Zemin tamamen rol yapmaktan kurtulmuş ve konferansa katılan ondan fazla ülkenin devlet başkanlarının her birine Falun Gong’u kötüleyen kitapçıklar dağıtmıştır. Fransa’da Jiang Zemin, Çin anayasasını çiğneyerek, [Falun Gong uygulayıcılarının] şöhretini yıkmak için yabancı medyada Falun Gong’u “şeytansı bir mezhep” olarak etiketlemiştir.

Ülkeyi boğan baskının siyah bulutu Kültür Devrimi’ndeki kadar şiddetli bir şeyin tekrar başlamak üzere olduğunu işaret etmektedir.

En aşağılık olanı da, Falun Gong’u haksız yere suçlamak için Xinhua Haber Ajansı aracılığıyla eşi görülmemiş bir hızda dünya çapında haber olan 2001 Temmuz’unda sahnelenen sözde “kendini kurban etme” olayıdır. Cenova’daki Birleşmiş Milletler NGO Uluslararası Eğitim ve Gelişim Ajansı’nı da içine alan sayısız uluslararası organizasyon, insanları aldatmak için hükümet tarafından sahnelenmiş bu hareketi eleştirmiştir. Sorgulama sırasında, televizyon çalışanlarından biri CCTV’de gösterilen görüntülerin bazılarının aslında daha sonra çekildiğini itiraf etmiştir. Baskıcıların alçak doğaları barizdir. İnsan bu “ölümle kararlı bir şekilde yüzleşen sahte Falun Gong müritlerinin” (kendini kurban edenleri kastederek) ÇKP otoriteleri ile, kendilerini kurban etme görüntülerini yeniden çekmelerine izin verecek kadar nasıl bu kadar işbirliği içinde olabildiklerini merak ediyor.

Hiçbir yalan gün ışığında yaşayamaz. Söylentiler yayarak ve yalanlar uydurarak, ÇKP bilginin akışını engellemek için elinden gelen her şeyi yapmıştır. Falun Gong uygulayıcılarının herhangi mantıklı bir şekilde kendini savunmasına izin vermediği gibi Falun Gong etkinlikleri hakkındaki denizaşırı haberleri de acımasızca bastırmıştır. Bütün Falun Gong kitapları ve belgeleri istisnasız yok edilmiştir. Herhangi yabancı bir medyanın Falun Gong uygulayıcılarıyla röportaj yapma çabasına karşı, gazetecileri Çin’den kovmakla, yabancı haber medyasına baskı uygulamakla ya da Çin’e girmelerini yasaklamakla tehdit edip sessiz kalmaya zorlamayı içeren aşırı önlemler alınmıştır.

Falun Gong hakkındaki gerçekleri ve otoritelerce yapılan insanlık dışı bastırmayı belgeleyen materyalleri denizaşırı ülkelere göndermeye çalışan Falun Gong uygulayıcılarına gelince, ÇKP onları sindirmek için de aşırı ve acımasız önlemler geliştirmiştir. Li Yanhua, Liaoning Eyaleti’deki Dashiqian şehrinde yaşayan 60 yaşlarında bir kadındır. 1 Şubat 2001’de Falun Gong’a yapılan zulümler hakkında bilgiler içeren materyaller dağıtırken polis tarafından kaçırılmış ve ölene kadar dövülmüştür. Suçlarını örtmek için, polis “Falun Gong tarafından kendinden geçirilerek” öldüğünü söylemiştir.

Sadece Tsinghua Üniversitesi’nden bir düzine öğretmen ve öğrenciye Falun Gong ile ilgili materyaller dağıttıkları için uzun hapis cezaları verilmiştir. Bir Falun Gong uygulayıcısı ve Chongqing Üniversitesi’nde mastır öğrencisi olan Bayan Wei Xingyan’ın gözaltında yaşadığı tecavüz hakkındaki gerçekleri açıkladıktan sonra, Chongqing’teki yedi Falun Gong uygulayıcısı hüküm giymiş ve uzun hapis cezaları almıştır.

Yargılama Süreci Olmadan Para Cezasına Çarptırmak ve Evlere Baskın Yapmak

ÇKP’nin bütün devlet aygıtı “[Falun Gong uygulayıcılarının] finansal olarak çökertilmesi” politikasını yürütmüştür. Bastırmanın başlangıcından bu yana geçen beş yıldan fazla bir süre içinde, yüz binlerce Falun Gong uygulayıcısı, gözdağı vermek ve şiddetli finansal kayıplar verdirmek amacıyla binlerce yuan’den on binlerce yuan’e kadar değişen miktarlarda para cezasına çarptırılmıştır. Herhangi bir gerekçe göstermeden, yerel yönetimler, çalışma birimleri, polis istasyonları ve kamu güvenliği departmanları keyfi olarak bu para cezalarını kesmişlerdir. Bu para cezalarını ödemek zorunda bırakılanlara herhangi bir makbuz düzenlenmemiş ya da açıklama için herhangi bir yasa maddesine başvurulmamıştır. Burada herhangi bir yargılama süreci olmamıştır.

Evlere baskın düzenlemek soygunculuğun ve Falun Gong uygulayıcılarına gözdağı vermenin bir başka yoludur. İnançlarını sıkı bir şekilde koruyanlar kendi evlerinde her an sebepsiz aramalar ve polis baskınlarıyla karşılaşmak zorunda kalmışlardır. Nakit paralarına ve değerli eşyalarına gerekçe gösterilmeden el konulmuştur. Taşrada, depolanmış tahıl ve diğer yiyecek ürünleri bile gözden kaçırılmamıştır. Aynı şekilde, Falun Gong uygulayıcılarından alınan parçalardan hiç biri belgelenmemiş ve hiçbir makbuz düzenlenmiştir. Çoğunlukla uygulayıcıların mallarına el koyanlar onları kendilerine saklamışlardır.

Aynı zamanda, Falun Gong uygulayıcıları kovulma cezasıyla da karşılaşmışlardır. Taşrada, otoriteler onları topraklarına el koymakla tehdit etmişlerdir. ÇKP emekli olan yaşlıları da gözden kaçırmamıştır. Emekli maaş planları sonlandırılmış ve hükümet onları evlerinden tahliye ettirmiştir. İş sektöründeki bazı Falun Dafa uygulayıcılarının mallarına el konmuş ve banka hesapları dondurulmuştur.

Bu politikaları yürütürken, ÇKP işbirliğini cezalandırma yaklaşımını benimsemiştir. Yani, herhangi bir çalışma biriminde ya da devlet teşebbüsünde Falun Gong uygulayıcıları varsa, bu birimlerin liderleri ve çalışanları ne ikramiye alabilmiş ne de terfi ettirilmiştir. Amaç, toplumda Falun Gong uygulayıcılarına karşı olan nefreti çoğaltmaktır. Falun Gong uygulayıcılarının ailesi ve akrabaları da işten çıkartılma, çocuklarının okuldan kovulması ve evlerinden çıkartılma tehdidiyle karşı karşıya kalmıştır. Bütün bu önlemler tek bir amaca hizmet eder: İnançlarını terk etmeye zorlamak için Falun Gong uygulayıcılarının olası bütün gelir kaynaklarını kurutmak.

Acımasız İşkence Hareketleri ve Nedensiz Öldürme

Tüyler ürpertici “[Falun Gong uygulayıcılarının] fiziksel olarak yok edilmesi” politikası her şeyden önce polis, yüksek devlet mahkemesi [11] ve Çin yargı sistemi tarafından yürütülmüştür. Clearwisdom web sitesinden alınan istatistiklere göre, en azından 1.143 Falun Gong uygulayıcısı son beş yıl içinde işkenceden ölmüştür. Ölümler, doğrudan merkezi hükümete bağlı 30’dan fazla eyalette, özerk bölgelerde ve belediyelerde vuku bulmuştur. 1 Ekim 2004’te en çok ölüm kaydına sahip olan eyalet Heilongjiang’dır, onu Jilin, Liaoning, Hebei, Shandong, Sichuan ve Hubei takip etmektedir. Ölenlerin en genci 10 aylık, en yaşlısı 82 yaşındadır. Kadınların oranı % 51.3’tür. 50 yaşın üzerindekiler % 38.8 oranındadır. ÇKP görevlileri işkenceden ölen Falun Gong uygulayıcılarının sayısının bundan çok daha fazla olduğunu kendi içlerinde itiraf etmişlerdir.

Falun Gong uygulayıcılarına uygulanan işkenceler çok ve çeşitlidir. Dövme, kırbaçlama, elektrik şoku, dondurma, halatla bağlama, uzun süre kelepçeleme ve zincire vurma, ateşle yakma, sigara söndürme ve sıcak ütü basma, tokat atma ve asılma, uzun süre ayakta kalmaya veya diz çökmeye zorlanma, bambu çubuk veya metal tel saplama, cinsel taciz ve tecavüz bunun birkaç örneğidir. Ekim 2000’de Liaoning Eyaleti’ndeki Masanjia Mecburi Çalışma Kampı’ndaki gardiyanlar, 18 kadın Falun Gong uygulayıcısının elbiselerini tamamen çıkartarak onları ırzlarına geçilmek ve taciz edilmek üzere erkek mahkumların hücrelerine atmışlardır. Bütün bu suçlar tam olarak belgelenmiştir ve listelenecek kadar sayıca fazladır.

İnsanlık dışı işkencelerin pek çoğu arasında başka bir yaygın yöntem, “psikiyatrik tedavi”nin taciz amaçlı kullanılmasıdır. Normal, rasyonel ve sağlıklı Falun Gong uygulayıcıları yasal olmayan bir şekilde psikiyatrik kurumlara kapatılmışlar ve onlara bir insanın merkezi sinir sistemini yok edebilecek bilinmeyen ilaçlar enjekte edilmiştir. Sonuç olarak, bazıları kısmi veya tam felç geçirmiştir. Bazıları görme ve duyma yeteneklerini kaybetmişlerdir. Bazılarının kasları veya iç organları iflas etmiştir. Bazıları hafızalarının bir kısmını veya tamamını kaybetmiş ve zihinsel olarak gerilemişlerdir. Bazılarının iç organları çok şiddetli bir şekilde yara almıştır. Bazıları tamamen zihinsel çöküş yaşamışlardır. Bazıları da ilaç enjekte edildikten hemen sonra ölmüşlerdir.

İstatistikler gösteriyor ki Falun Gong uygulayıcılarının “psikiyatrik tedavi” adı altında gördüğü işkence vakaları, doğrudan Çin merkezi hükümetine bağlı 33 eyalet, özerk bölge ve belediyelerden 23’üne yayılmıştır. Eyalet, şehir, ilçe ve yöre bazındaki en az 100 psikiyatrik kurum işkenceye karışmıştır. Bu vakaların sayısına ve dağılımına bakarsak, Falun Gong uygulayıcılarına psikiyatrik ilaçlarla yapılan tacizin planlanmış, sistematik olarak yürütülmüş, yukardan aşağıya doğru bir politika olduğu açıktır. Zihinsel olarak sağlıklı en az 1000 Falun Gong uygulayıcısı istekleri dışında psikiyatrik kurumlara ve uyuşturucu rehabilitasyonu merkezlerine gönderilmiştir. Pek çoklarına zorla, bir insanın sinir sistemini yokedebilecek ilaçlar enjekte edilmiş veya yutturulmuştur. Bu Falun Gong uygulayıcıları aynı zamanda halatlarla bağlanmış ve elektrik şokuna tabi tutulmuştur. En az 15 tanesi sadece gereğinden fazla işkenceden ölmüştür.

610 Ofisi Kollarını Yasa Çerçevesinin Ötesine Uzatmaktadır

7 Temmuz 1999’da, Jiang Zemin, ÇKP’nin bir Politbüro toplantısında Falun Gong’u dayanaksız bir şekilde karalamıştır. Falun Gong konusunu bir “sınıf mücadelesi” olarak sınıflandırmış, Falun Gong uygulayıcılarını ÇKP’nin politik düşmanı olarak etiketlemiş, ÇKP’nin mücadele refleksini kışkırtmış, Merkezi Komite’de “Falun Gong Sorunu ile İlgilenen Ofis” kurmak için emirler verdirmiştir. Bu ofis, 10 Temmuz’da kurulmasından bu yana “610 Ofisi” olarak anılmaktadır. Bundan sonra, ülkenin her yerinde en yüksekten en aşağıya hükümetin bütün seviyelerinde özel olarak Falun Gong’u sindirmekle ilgili bütün işlerle ilgilenen 610 ofisleri kurulmuştur. ÇKP Komitesi’nin liderliğine bağlı Politika ve Adalet Komitesi, medya, kamu güvenliği organları, yüksek devlet mahkemesi, halk mahkemeleri ve ulusal güvenlik organları 610 Ofisi için eşkıyalar ve kiralık katiller gibi hizmet etmişlerdir. 610 Ofisi teknik olarak Devlet Konseyi’ne rapor verir, fakat aslında, devletin kurulu düzeni ve Çin hükümetinin dışında varolmasına izin verilmiş, herhangi bir yasal kısıtlama, düzenleme ya da ulusal politikadan bağımsız olan bir Parti organizasyonudur. Yasal ve yargısal sistemlerin çok üzerinde ve ötesinde güçlerle, ülke kaynaklarını gerekli gördüğü şekilde kullanan, Nazi Almanya’sının Gestapo’suna çok benzeyen çok güçlü bir organizasyondur. 22 Temmuz 1999’da, Jiang Zemin Falun Gong’u bastırma emrini yayımladıktan sonra, Xinhua Haber Ajansı, ÇKP’nin Merkezi Organizasyonel Bakanlığı’nda ve ÇKP Merkezi Propaganda Bakanlığı’nda görevli insanların Jiang Zemin tarafından başlatılan Falun Gong’u kovuşturma hareketini açıkça destekleyen konuşmalarını yayınlamıştır. Bütün bu varlıklar, ÇKP’nin katı organizasyonun altında Jiang Zemin’in kötü amaçlı planını yürütmek için işbirliği içinde çalışmışlardır.

Pek çok vaka, kamu güvenliği departmanlarının, yüksek devlet mahkemesinin ve halk mahkemelerinin Falun Gong’la ilgili davalarda kendi kararlarını verecek güce sahip olmadığını kanıtlamıştır. Onlar 610 Ofisi’nden emir almak zorundadırlar. Tutuklanan, alıkonulan ve ölümüne işkence edilen pek çok Falun Gong uygulayıcısının aile üyeleri kamu güvenliği, yüksek devlet mahkemesi kurulları ve halk mahkemelerine şikayet ettiklerinde ve buralarda sorgulandığında, onlara bütün kararların 610 Ofisi tarafından verileceği bildirilmiştir.

Fakat, 610 Ofisi’nin varlığı hiçbir yasal temele dayanmamaktadır. ÇKP’nin sistemi altındaki bütün organlara emirler verdiğinde, ortada çoğunlukla yazılı bir buyruk veya tebliğ yoktur, sadece sözlü iletişim vardır. Dahası, kendisinden emir alan bütün bu organların ses ya da görüntü kaydı yapmasının ve hatta not almasının bile yasaklanmasını şart koşmuştur.

Diktatörlüğün bu tipteki geçici silahlarını kullanmak, Parti’nin yasayı tamamen görmezden gelerek sık sık kullandığı bir taktiktir. Çin Komünist Partisi’nin zorba hükümranlığını bütün ülkede idare etmek ve yaymak için, önceki bütün politik tasfiye hareketleri sırasında, her zaman usulsüz taktikler kullanmış ve Merkezi Kültür Devrimi Ekibi gibi geçici usulsüz organlar kurmuştur.

Uzun süreli zorbalık saltanatı ve eli ağır yönetimi sırasında, Parti şiddetle, yalanlarla ve bilginin engellenmesiyle en güçlü ve en kötü devlet terörü sistemini yaratmıştır. İnsanlık dışı davranışları ve düzenbazlık seviyesi profesyonel bir seviyeye ulaşmıştır. Çapı ve genişliği emsalsizdir. Önceki bütün politik hareketlerde, Parti sistematik ve etkin yöntemler biriktirmiş, insanları hayal edilebilecek en vahşi, en kurnaz ve en ikiyüzlü yollarla cezalandırmayı, onlara zarar vermeyi ve öldürmeyi tecrübe etmiştir. Daha önce bahsedilen bir vakada, koca, polisin tehditlerine ve bezdirmelerine dayanamamış ve iyi kalpli karısını öldürmüştür. Bu, ÇKP’nin insan doğasını saptırmak ve nefreti kışkırtmak için, medya yoluyla aldatma, politik baskı, işbirliğiyle suçlama ve gözdağı vermeyi kapsayan devlet terörünün kötü meyvesidir.

Kovuşturmayı Yürütmek İçin Askeri ve Ulusal Finans Kaynaklarını Kullanmak

Parti, insanları bastırırken, korkusuzca, her istediğini yapmasına imkan veren, devletin bütün askeri güçlerini kontrol etmektedir. Falun Gong’un bastırılmasında, Jiang Zemin, sadece polisi ve askeri polisi değil, Temmuz ve Ağustos 1999’da, ülkenin her yerinden gelen yüz binlerce ve hatta milyonlarca silahsız sıradan insan Pekin’e gidip, Falun Gong’a destek için başvuruda bulunmak istediğinde, silahlı askeri güçleri de doğrudan kullanmıştır. Pekin’e giden bütün ana yollar dolu silah taşıyan askerler tarafından kapatılmıştır. Başvuruya giden Falun Gong uygulayıcılarını durdurmak ve tutuklamak için polisle birlikte çalışmışlardır. Jiang Zemin’in ÇKP’nin silahlı güçlerini doğrudan tahsis etmesi, kanlı kovuşturmanın yolunu açmıştır.

Parti, Falun Gong’un bastırılmasında Jiang Zemin’e finans desteği sağlayan devlet maliyesini kontrol etmektedir. Liaoning Eyaleti’nin Adalet Departmanı’ndan yüksek rütbeli bir memur bir keresinde Liaoning Eyaleti’nin Masanjia Mecburi Çalışma Kampı’ndaki bir konferansta, “Falun Gong’la ilgili işleri yürütmek için kullanılan finansal kaynaklar, bir savaşın masrafını aşmıştır” demiştir.

Henüz, ÇKP’nin Falun Gong’u kovuşturmak için ülke ekonomisi kaynaklarının ve insanların alın teriyle ve güçlükle kazandıklarının ne kadarını harcadığı belli değildir. Fakat, bunun devasa bir rakam olacağını tahmin etmek zor değildir. 2001’de Parti’nin Kamu Güvenliği Departmanı’ndan alınan bilgiler göstermektedir ki, sadece Tiananmen Meydanı’nın bir yerinde, Falun Gong uygulayıcılarını tutuklamanın bedeli günde 1.7 ila 2.5 milyon arasındadır, bu da yılda 620 ila 910 milyon yuan demektir. Bütün ülkede, şehirlerden kırsal alanlara, polis istasyonlarındaki polislerden, kamu güvenliği departmanlarından “610 Ofisi”nin bütün şubelerindeki personele kadar, Jiang Zemin en azından birkaç milyon insanı Falun Gong’u cezalandırmak için görevlendirmiştir. Sadece maaşların tutarı yılda yüz milyar yuan’i geçmektedir. Dahası, Jiang Zemin Falun Gong uygulayıcılarının alıkonulması için mecburi çalışma kamplarını genişletmeye, beyin yıkama merkezleri ve üsleri inşa etmeye çok büyük bir miktar harcamıştır. Örneğin, Aralık 2001’de Jiang Zemin, Falun Gong uygulayıcılarını “dönüştürmek” maksadıyla beyin yıkama merkezleri ve üsleri inşa etmek için bir kerede 4.2 milyar yuan sarf etmiştir. Jiang Zemin, Falun Gong’un kovuşturmasına katılmaları için daha çok insanı kışkırtmak ve cesaretlendirmek amacıyla parasal dürtüleri kullanmıştır. Pek çok bölgede, bir Falun Gong uygulayıcısını tutuklamanın ödülü binlerce hatta on binlerce yuan’dir. Liaoning Eyaleti’ndeki Masanjia Mecburi Çalışma Kampı Falun Gong’a yapılan zulümlerin gerçekleştiği en kötü yerlerden biridir. Parti bir keresinde kamp yöneticisi Su’yu 50.000 yuan’le ve vekili Shao’yu 30.000 yuan’le ödüllendirmiştir.

Jiang Zemin, ÇKP’nin önceki Genel Sekreteri, Falun Gong kovuşturmasını başlatan ve onu tasarlayan ve komuta eden kişidir. Falun Gong’a zulmetmek için ÇKP’nin mekanizmalarından yararlanmıştır. Bu tarihsel suç için kaçınılamaz bir sorumluluk taşımaktadır. Fakat, ÇKP’nin pek çok politik hareketin içinden geçerek biçimlendirdiği şiddet mekanizmaları olmasaydı, Jiang Zemin bu şeytani kovuşturmayı başlatmak ve yürütmek için hiçbir yol bulamayacaktı.

Jiang Zemin ve Parti birbirinden yararlanmıştır. Bir kişinin ve bir partinin çıkarları uğruna, herkes tarafından kınanma riskini alarak “Doğruluk, Merhamet, Hoşgörü”ye karşı çıkmışlardır. Onların gizli anlaşması, böyle trajik ve saçma bir suçun nasıl işlenebildiğinin gerçek nedenidir.

V. Jiang Zemin Çin Komünist Partisi’ni İçeriden Çökertmektedir

Kendi çıkarlarıyla motive olarak, Jiang Zemin, “Doğruluk, Merhamet ve Hoşgörü”yü takip eden masum insanları hedef alan çok büyük bir kovuşturmayı başlatmak için ÇKP’nin doğasındaki kötülüğü kullanmıştır. Ülkeye ve topluma yararı en çok, zararı ise en az olan bir sosyal güce karşı sert ve acımasız bir hareket başlatmıştır. Bu kovuşturma ülkeyi ve insanları sadece suça ve felakete sürüklememiş, ayrıca Parti’yi de temelinden sarsmıştır.

Jiang Zemin, Falun Gong’la uğraşmak için tüm dünyadaki kötülük yöntemlerinin bütün biçimlerini acımasızca uygulamakta Parti’yi kullanmıştır. Yasa, ahlak ve insanlık, hepsi büyük bir zarar görmüştür, bu da rejimin gücünü koruması için bütün güvenilirliğini kökünden yok etmiştir.

Jiang’ın rejimi eldeki bütün finansal ve materyal kaynakları ve insan kaynağını Falun Gong’u bastırmak için seferber etmiş, bu da ülke ve toplum için çok büyük bir yük ve finansal sistem üzerinde çok büyük bir baskı oluşturmuştur. Parti’nin başarısız olmaya mahkum olan bu kovuşturmayı uzunca bir süre sürdürmesi için hiçbir yolu yoktur. Bunun devam etmesini sağlayabilmek sadece sıradan insanların tasarruflarını kullanabilir, hazine bonoları piyasaya sürebilir ve yabancı yatırımları teşvik edebilir.

Kovuşturma sırasında, Parti ve Jiang Zemin, Falun Gong’a zulmetmek için bütün hainlik ve kötülük repertuarlarını ortaya koyarak her tür dolambaçlı, insanlıktan uzak ve aldatıcı taktiği keşfetmişlerdir.

Parti ve Jiang Zemin söylentiler uydurmak, Falun Gong’u aşağılamak ve yaptıkları bastırma ve kovuşturma için bahaneler uydurmak amacıyla bilinen her türlü propaganda aletini işe koşmuşlardır. Fakat, hiçbir yalan sonsuza dek süremez. Sonunda yalanlar açığa vurulduğunda ve bütün kötülük kovuşturmanın başarısızlığıyla ortaya çıktığında ve herkesçe bilindiğinde, onların propaganda yöntemleri artık aldatmaya muktedir olamayacaktır. Parti güvenilirliğini ve insanların kalplerini tamamen kaybedecektir.

1999’da Falun Gong’un bastırılmasının başlangıcında, Jiang Zemin Falun Gong sorununu “üç ayda” çözmeyi planlamıştır. Fakat, Parti Falun Gong’un gücünü ve geleneğin ve inancın gücünü küçümsemiştir.

Eski zamanlardan bu yana, kötülük hiçbir zaman erdemi ortadan kaldıramamıştır. O, insanların kalplerindeki iyiliği yok edemez. Beş yıl geçmiştir. Falun Gong hala Falun Gong’dur. Dahası, Falun Gong bütün dünyada geniş bir alana yayılmıştır. Jiang Zemin ve Parti iyi ile kötü arasındaki bu dövüşten keskin bir yenilgiyle çıkmışlardır. Ve onların üçkağıtçı, zalim ve kötü doğaları tamamen açığa çıkmıştır. Kötü şöhretli Jiang Zemin’in dört bir tarafı şimdi hem yurt içindeki hem yurtdışındaki belalarla çevrilmiştir ve Jiang Zemin onu adalet önüne getirmek isteyen pek çok dava ve başvuruyla karşı karşıyadır.

Parti başlangıçta bastırmayı kullanarak zorbalık hükümdarlığını pekiştirmeyi tasarlamıştır. Fakat, sonuçta kendisini “yenileyememiş”, bunun yerine bütün enerjisini tüketmiştir. Şimdi, Parti yeniden yaşama dönmekten çok uzaktır. O, çürümüş ve solmuş bir ağaç gibidir. Ani bir rüzgarda kendi kendine yıkılacaktır. ÇKP’nin kurtarılmasıyla ilgili gerçekleşmeyecek hayaller tarihin eğilimine aykırıdır. Bu sadece boş bir çaba olmayacak, katılanların kendi geleceklerini de yok edecektir.

Sonuç

ÇKP’nin önceki Genel Sekreteri Jiang Zemin, şeytani kovuşturmayı başlatan, planlayan ve yöneten kişidir. Jiang Zemin Falun Gong’a karşı bu kovuşturmayı başlatmak için tamamen ÇKP’nin gücünden, pozisyonundan, disiplin yöntemlerinden ve politik hareketler için geliştirdiği mekanizmalarından yararlanmıştır. Bu tarihsel suç için kaçamayacağı bir sorumluluk altına girmiştir. Öte yandan, eğer ÇKP olmasaydı, Jiang Zemin bu şeytani kovuşturmayı başlatmaya ve idare etmeye muktedir olamayacaktı. Varolduğu günden itibaren, ÇKP doğruluk ve iyiliğe yüz çevirmiştir. Seçme aracı olan bastırmayla ve uzmanlık alanı olan zulümle, ÇKP, saltanatını tek bir merkezi partiyi takip eden katı zihin kontrolü üzerine kurmuştur. Doğası gereği, ÇKP “Doğruluk, Merhamet ve Hoşgörü” den korkmaktadır ve Falun Gong’u düşmanı olarak görmektedir. Bu yüzden, onun Falun Gong’u bastırması ve ona işkence etmesi kaçınılmazdır. “Doğruluk, Merhamet ve Hoşgörü” ye saldırırken Jiang Zemin ve ÇKP, yalana, kötüye, şiddete, zehre, nefrete ve ahlaksızlığa yayılma olanağını vermişlerdir. Bunu takip eden şey ise Çin topraklarında herkesi etkileyen her yere yayılmış bir ahlaki çöküş olmuştur.

ÇKP ve Jiang Zemin arasındaki gizli anlaşma onların kaderlerini birbirlerine bağlamıştır. Falun Gong şimdi Jiang Zemin’i dava etmektedir. Jiang Zemin’in adalet önüne getirildiği gün, ÇKP’nin kaderi de kendiliğinden bellidir.

Göksel ilkeler, “Doğruluk, Merhamet ve Hoşgörü”yü takip eden bir grup iyi insana karşı insanlık dışı bir kovuşturma hareketi yönetenlere hoşgörü göstermeyecektir. Jiang Zemin ve ÇKP’nin şeytansı eylemleri, insanoğlu için kalıcı ve derin bir ders haline gelecektir.

Notlar:

[1] Bu vaka hakkında daha fazla bilgi için: http://www.clearwisdom.net/emh/articles/2004/ 7/23/50560p.html
http://www.clearwisdom.net/emh/articles/2004/6/7/48981p.html

[2] Bu vaka hakkında daha fazla bilgi için: http://www.clearwisdom.net/emh/articles/2004/9/25/52796.html

[3] İlgili bilgi aşağıdaki adresten de bulunabilir: http://search.minghui.org/mh/articles/2004/7/9/79007.html

[4] Li Xiannian (1902-1992), Çin eski başkanı (1983-1988) ve Çin Halk Cumhuriyeti Politik Danışma Konferansı’nın başkanı (1988-1992). Jiang Zemin’in kayınpederiydi. Chen Yun (1905-1995), Komünist Çin’in en etkili liderlerinden biri. Chen, on yıllarca Politbüro Daimi Komitesi’nin bir üyesiydi ve 1987’den 1992’ye kadar Merkezi Tavsiye Komitesi’nin başkanıydı.

[5] Qigong enerji egzersizlerinin Çince’deki genel adıdır. Çoğu geleneksel ruhani inançlardan kaynaklanan pek çok qigong okulu vardır. Falun Gong, qigong’un bir biçimidir.

[6] 1992’de Deng Xiaoping yarı-emeklilikten çıkmış, Hong Kong yakınındaki Güney Çin’deki Shenzen’i gezmiş ve Çin’de sosyalist bir piyasa ekonomisini destekleyen konuşmalar yapmıştı. Deng’in gezisinin çoğunlukla 1989’daki Tiannanmen Meydanı Katliamı’yla hareketsiz bir başlangıçtan sonra Çin ekonomik reformunu yeniden canlandırdığı düşünülmüştür.

[7] 1973’te bulunan 7000 yaşındaki Hemudu Kültürel Kalıntıları, Çin Yeni Taş Devri’nden kalma önemli bir köy kalıntısıdır.

[8] Çin Ulusal Halk Kongresi’nin eski başkanı.

[9] Deng bir keresinde, ister sosyalist ister kapitalist olsun ekonomik reformların hedefi insanlara refahı getirmektir anlamında “Kara kedi ya da ak kedi, fare tutabildiği ölçüde iyidir” demiştir.

[10] Doğruyu söylerken açık sözlü olmasından dolayı Büyük Kültür Devriminde ÇKP tarafından ölümüne işkence gören entelektüel bir kadın.

[11] Kovuşturma ve yasal denetimden sorumlu Çin devlet organı. İşlevleri, büyük suç davalarında tutuklama kararı vermek ve aleyhte dava açmak, incelemeler yapmak, kamu davalarını açmak ve desteklemek, özel uygulamalarda yasayı yorumlamak, mahkeme kararlarını denetlemek, yargısal süreçleri izlemek ve hapishaneleri, nezarethaneleri, ve çalışma kamplarının etkinliklerini denetlemektir.

Çin Komünist Partisinin Geleneksel Kültürü Nasıl Yok Ettiğine Dair


16 Temmuz 2009, Perşenbe
Qaraxan
Bu yazı 3611 kez okundu.

Doğu Türkistan Cumhuriyeti Sürgündeki Hükûmeti©2004-2015

XHTML 1.0 Strict Standartlarına uygun. CSS Standartlarına uygun.