Haberler

Ondördüncü Türk Festivali

  15 Temmuz’dan 19 Temmuz’a kadar Yalova’da Türk Dünyası Birliği gazetecileri toplantısı açıldı. 30’dan fazla devlet ve topluluklardan gazeteciler, basın yayın mensupları, medyacıları geldi, aralarında 40 seneden fazla başarıyla gazetecilik yapan Kemal Bey gibi saygın kişi ve muteberler var idi. Canlı, coşkulu gençler, hatta üniversiteden yeni mezun olanlar bile var idi.

Toplantı çok samimi, kardeşten öte kardeşlik, birbirine uzun yıllar hasret çekmiş akrabaların buluşması havasında geçti.

Ben çok heyecanlandım, Ta kuzey kutbu buz denizi boyundan gelmiş genç güzel bir kız da benim Doğu Türkistan’daki rahmetli annemin ismi var idi. Bir Karaçaylı genç de oğlumun ismi var idi.

İşte biz Çin seddinden Adriyatik denizine kadar bir aileyiz…

Aile fertleri önce hasret giderdik, dertleştik, eteklerimizdeki taşları döktük.

İşgalci kafirlerin büyüklerinden Lenin, Stalin, Mao’ların yaptığı katliam, soykırım, işkence, göçe mecbur etmek, Sibirya’ya sürgün dili, kültürü, dini, her şeyini yaşam hakkını yok etme, asimile etme, soykırım vahşetleri oyunları ve onun bugünlerdeki devamı… gibiler konuşuldu.

Ben 1877 senesindeki katliamı anlattım. İngiltere ve Rusya’nın maddi-manevi desteğiyle (İngiltere para, Rusya silah) Yakup Bey’in kurduğu bağımsız Doğu Türkistan (Kaşkariye devleti)’nın yok edilmesi…

İngiltere’nin parasına Çinli “Zozuntang” Doğu Türkistan’a 400 bin kişilik ordu ile bastırıp gelerek tarihin en vahşi, en büyük katliamlarından birisini gerçekleştirdi. Bazı şehir, köyde bir insan bile kalmadı, hayalet şehir oldu. Bazı şehirde sadece demircilik mesleği olan as sayıdaki kişi kelepçe, kılıç yaptırmak için kendilerine çalıştırttı.

Kesilen kelleler (başlar) ne haslet ki hoplayıp zıplayıp dağ gibi bir yere toplandı. Şu anda bile oranın ismi kelle mezar (kesik başlar toplandı neden bizim diri başlar birleşmesin?!)

Sene 2009.6.25 Sayın Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ürümçi’ye geldi. Uygur Türkleri çok sevindi. O gece yani 26 Haziran gece saat 2’de aynı fabrika malı çivili sopa götüren 10 bin Çinli, uyumakta olan masum 800 Uygur işçiyi linç etti.

Bunu protesto etmek için ertesi gün Çin bayrağını götüren üniversite öğrencileri öldürüldü ve Ürümçi, Gulca, Kaşkar bütün Doğu Türkistan kan gölü oldu…

60 çeşit dilde konuşan Avrupa bir Avrupa topluluğu kuruyor.

Birbirleri ile geçinemeyen Arap devletleri, Arap birliğinden söz ediyor.

Biz, tarihten bu yana kardeşlik bağlarını mükemmelliği ile gurur duyan insanlar neden birleşmeyelim?

Neden dilimizi, yazımızı neden hemen birliğe getirmeyelim?

2) Birçokları kendi memleketi, bölgesinin belgesellerini getirmişti, mesela Yakutlar…

Kafkas, Dağıstan, Çuvaş, Karaçaylar dağlarının insan ayağı değmemiş tepeliklerinden getirilmiş ballar…

Canlı yayında yapılmış geleneksel Türk yemekleri… Folklor gösterileri…

Duygulanmamak elde değil, gururlanmamak elde değil.

İyi ki Allah bizi Türk yarattı… Ne mutlu Türküm diyene!

Ama bizim birleşmemizi istemeyen birileri var, hatta bizleri planlı projeli halde soykırım yapmak isteyen, parçalamak, birbirimize düşürmek isteyen birileri var…

“Su uyur, düşman uyumaz!”

Bizler de plan-projeli halde, birlik beraberliğimizi hızlandırmalıyız. Yapabiliriz! Kuvvet damarımızdaki saf kanda mevcuttur.

3) Yalova Belediye Başkanına, bütün dünya Türkleri namına teşekkürler…

Ve bu başarılı festival için ter döken sayın Halil Ülker Bey’e, Fatoş Hanım’a, Sayın Ufuk Bey’e yürekten teşekkürler… ve bütün emeği geçen abi-kardeşlerimize teşekkürler...

 

Ben bu dünyayı severim

 

Ben bu dünyayı severim dostlar

Çünkü bu dünyada Türk dünyası var

Mertlik var, yiğitlik var, kardeşlik var.

Birlik var, beraberlik, adillik var

 

Kökeni bir yüce çınar yaprağı var

Ay yıldızlı mavi, hilal bayrağı var

Çin seddinden Adriyatik’e kadar toprağı var

Her yürekte ebediyen sönmez çırağı var

 

27.07.2011

Zeynure İsa


30 Temmuz 2011, Cumartesi
Zeynure Öztürk
Bu yazı 2566 kez okundu.

Doğu Türkistan Cumhuriyeti Sürgündeki Hükûmeti©2004-2015

XHTML 1.0 Strict Standartlarına uygun. CSS Standartlarına uygun.