Haberler

5 Temmuz 2009 Soy Kırımı Hakkında

1) Herhangi bir canlının kuş-kurdu yuvasına, birisi hücum ederse karşılığını görür.

1949 senesi Doğu Türkistan milli ordusu, düşman ile savaşta zafer kazanıp geldiği için halk kendi milli ordusunu gül-çiçekler ile karşılıyordu. Her yer gül-çiçek kokusu bayram havası…

Maalesef, acınacak halimize gülmüşüz. Biz bayram ederken o esnada Stalin ile Mao gizlice, Doğu Türkistan’ı yok etme anlaşmasına imza atmışlar.

Habuki Doğu Türkistan 1949’da bir devlette olması gerekli olan her şeyi var (bayrağı, bankası, parası, devlet marşı, devlet sembolü, meclisi, bakanlıklar, devlet sınırı, 40 bin kişilik ordusu, kanun ve anayasaları…) bir devlet idi.

1949’da gül kokan caddeler, 2009’da kan gölü oldu ve kan koktu.

Doğu Türkistan’dan ibaret zengin toprağın tadını alan Çin, planlı projeli soykırıma çoktan başlamıştı.

26 Eylül gece saat 2’de, uyumakta olan 800 Uygur işçiyi, ellerinde aynı fabrika malı çivili sopalar olan 10 binden fazla Hanzu linç etti. Havada:

“–Beynini çıkar, beyni daha lezzetli…” sesleri…

Yere düşmüş Uygur gencinin başını, Hitay(Çinli) cellat kocaman taş ile parçalıyordu…

Doğu Türkistan’daki öğrenciler işte bu olayı protesto etmek için ellerine Çin bayrağını alarak, usluca sokağa çıktı. Binlerce donanmış silahlı Çin ordusu tanklar otomatik tüfekler…

Tek parmağını havaya kaldırıp donanmış Çin ordusu, vahşi Çin askerleri üzerine yürüdü 17 yaşındaki kahraman Uygur kızı, kendi halkının yürek sözünü söyleyip:

“Çin zalimleri defol! Kendi ülkene git! Doğu Türkistan bağımsızdır, bağımsız kalacak!”

Ev ev 9 yaş üzerindeki erkekler tutuklandı… hapishane… Çin işkencesi…

Kadını-erkeği çırılçıplak yapıp küçük odalara yüzlerce insanı kapatmalar, ölü üstünde diri, diri üstünde ölü… kazma kürekler ile onları taşımalar…

Ölü-diri dağ arkasındaki çukura gömmeler (tesadüfen oradan geçen şarkıcı Mirşat, iki gözü oyulmuş, ölü vaziyette evinin önüne bırakılmış bulundu)..

Kemik kırmalar… organları keserek evine göndermeler söylemekle bitmeyen Çin işkenceleri… ölü-diri kömür yerine çelik fabrikasında yakmalar…

10 binlerce ölü, 10 binlerce kayıp!...

Ama Çin zalimleri her zamanki gibi hilekârlıkla photoshop oyunlarıyla “Uygur terörist, ben mağdurum” oyununu hiç utanmadan oynamaya çalıştı.

Adil dünya medyası bu defa Çin’in gerçek yüzünün fotoğrafını dünyaya göstermeyi başardı. Onlara Tenridağ namından teşekkürler, iyi ki sizler varsınız.

2) Temmuz şehitleri gururumuz, fehrimiz, şan şerefimizdir. Öz toprağı için, öz toprağına düşen o kahraman şehitlerimiz ölmedi, ebediyen yaşayacaktır.

3) 2009 katliamında, Türkiye, İran birçok devletler, partiler, şahıslar Doğu Türkistan’ı destekledi. Allah razı olsun!

İnsanlık ölmemiş, adil, doğrunun, ezilenin yanında yer alan insanlar varmış.

Rusya ve Şanghay anlaşmasına giren bazı kan kardeşlerimiz Çin’in tarafını tutacağını söyledi. Ruslar Çin’e tutman derse Çin, Çeçenler konusunda Rusların açılmadık yerlerini açacaklar. Çin ile Rus “Tencere dibin kara, seninki benden kara” durumuna düşecek.

Kardeşlerimize biz Uygur Türkleri eskiden de elimizden gelen iyiliği yapmıştık, yine de imkânlarımız el verdiğinde iyilik yapacağız. Çünkü atalarım demiş ki: “İyiliğe iyilik her kişinin işi, kötülüğü iyilik er kişinin işi.”

4) 2009’da Türkiye başbakanı Sayın Tayyip Erdoğan, soykırıma “soykırım” dedi. Bütün dünya devletleri başbakanlarının da soykırıma “soykırım” demesini arzu ediyoruz.

5) 1867-1877 yılları Yakup bey liderliğinde bağımsız devletimiz, 80 bin kişilik ordumuz var idi.

Bu devleti İngiltere, Türkiye, Rusya, Hindistan, Afganistan gibi devletler tanımıştı. Karşılıklı elçiler gönderilmişti.

Yakup bey Türkiye’ye heyet gönderdi, padişah Abdulaziz Han adına altın, gümüş paralar çıkartıldı. Hutbede namı okutuldu.

Bir anda İngiltere, Rusya, maddi manevi destek verdi Çin’e. (Rusya silah, İngiltere para). Çinli Zozuntang 400 bin kişilik ordu ile Doğu Türkistan’da, tarihin en büyük katliamlarından birini gerçekleştirdi.

Bazı şehir ve köylerde hiç hayatta insan kalmadı. Hayalet şehir oldu (ben işte öyle şehrin birisinde büyüdüm).

Ben İngilizleri dürüst tarihi gerçeklere saygısı olan, cömert, medeni insanlar biliyorum (Hong Kong’dan 10 sene sonra çıkacağız dedi, çıktı. Halbuki Çinliler 1949’da Doğu Türkistan’dan 3 senede çıkacağız dedi, 62 sene oldu çıkmak bilmiyor…)

Biz Uygurlar şu an Çin’in vahşi soykırımında, yok olma tehlikesindeyiz.

Sanırım bu akıllı millet İngilizlerin, Uygurun bugünkü haline bakarak, tarihteki olayları hatırlayıp vicdanı sızlıyordur.

Mümkünse Uygur’a yardım ederek vicdanını rahatlatmasını istiyoruz.

6) Merhum lider İsa Yusuf Alptekin: “Doğu Türkistan’daki halkımız büyük çapta bir başkaldırı yapsaydı, biz burada uluslararası kanuni yollara başvurarak bağımsızlığımızı ele geçirirdik…” diyordu.

2009’da Doğu Türkistan’da başkaldırının en büyüğü çıktı.

Türkiye başbakanı soykırıma soykırım dedi. Belki de dünyadaki birçok devletin başkanları hem o soykırıma “soykırım” diyecekti.

Türkiye bu katliamı, soykırımı BM’ye ulaştırdı.

Belki de BM’den böyle karar çıkacaktı: “Soykırımcı Çin! Doğu Türkistan’dan çıkıp git!” (İsrail’in Filistin’den çıkıp gitmesi için BM 63 defa karar çıkartmış.)

Ne oldu ki bunlar olmadı?

Bizim iş başındaki “lider”ler, tam o günler “Otonomiye istiyoruz” diye bütün dünyaya anlattı.

Bu demek oluyor ki; “Biz Çin’den ayrılmayacağız. Doğu Türkistan toprakları Çin’indir. Doğu Türkistan meselesi Çin’in iç işidir. Çin’in iç işlerine kimse karışamaz.”

 

4 Temmuz 2011

Zeynure İsa


30 Temmuz 2011, Cumartesi
Zeynure Öztürk
Bu yazı 3692 kez okundu.

Doğu Türkistan Cumhuriyeti Sürgündeki Hükûmeti©2004-2015

XHTML 1.0 Strict Standartlarına uygun. CSS Standartlarına uygun.