Haberler

En Güçlü Değil, En Suçlu

Bir dergi Çin başbakanı HuÇintao’u “Dünyanın en güçlü adamı” diye yazmış. Hu bugünkü dünyamızdaki en suçlu,en alçak mahlûktur.

1) Kendi milletinden, tek suçu sadece usluca demokrasi istemek olan 4 bin üniversite öğrencisi genci, Tianmin meydanında 1986 senesi bütün dünyanın gözü önünde tank ile ezerek kıyma yaptı. İnsan kıymasını kazma kürekler ile kamyona yükleyip taşıdı.

Bugüne kadar o olayın yanlış olduğuna ait çıt ses çıkarmadı.

2) Bugünlerde her sene bütün dünya devletlerinde idam edilen insan sayısı toplamından, bir tek Çin’de Hu’nun idam ettiği insan sayısı fazladır.

3) Çin’in asıl sınırı Çin seddidir, ama o şu an Çin’in ortasında göbeğinde kaldı. İpekböceği yaprak yemişçesine komşu ülkeler topraklarını sürekli yiyip (gasp ederek) genişlemeye devam ediyor.

1949 senesi Uygur milli ordusu zafer kazanmıştı. (Doğu Türkistan milli ordusu) muntazam Doğu Türkistan cumhuriyeti var idi.

Rus, Çin gizli servisleri, bağımsız devletimizin liderlerini, “uçak kazası” deyip suikastla ve Çin işkencesiyle öldürdü.

“3 senelik komünistik yardım” diye gelen Çinliler mikrop gibi çoğaldı, şu anki planı Doğu Türkistan’a 200 milyon Çinliyi yerleştirmek.

4) 60 senedir hiç değişmeyen, gün gittikçe vahşileşen tek parti Çin Komünist Partisi idare ediyor Çin’i… Bunlar kafaya koymuşlar bütün dünyayı ele geçirmeyi, Çin ırkından olmayan bütün dünya insanlarını yok etmeyi…

Bu kötü amacı yolunda hiçbir kanun, kaide, yasa, insanlık adabı, uluslararası anlaşma, nizam… hiçbir engel tanımıyorlar.

Mesela; Çin’de insan eti yiyenin avukatı mahkemede kazandı. Dedi ki: “Hangi kitap, hangi maddede insan eti yemek yasak diye yazmışlar?! Yazmadığı için ben kazandım.”

5) Çin’e komşu ülke Doğu Türkistan (Doğu Türkistan) Mongul, Tibet’lerin topraklarını “benim toprağım” diyor hiç utanmadan.

Devlet terörü yapıyor, onların insani hak hukuklarını tanımıyor ve çiğniyor, zenginliklerini yağmalıyor.

Özellikle dünyanın en zengin toprağı Doğu Türkistan’ın tadını alan Çin, o toprak sahiplerinden hiç kimseyi hayatta bırakmamak için kararlı gözüküyor. Planlı projeli soykırım yapıyor.

2006 senesinden itibaren Uygurca okullar kapatıldı, anaokulundan itibaren Çin dili, yazısı mecburiyet oldu. Uygur oğlanlarına buradaki kedi köpeklere vurulan kısırlaştırma iğneleri vuruldu.

2007 senesinden itibaren 14-25 yaş arası Uygur kızlarını mecburen Çin Seddi içine taşıdı seks kölesi olarak.

Bunu yapmak için Uygur çiftçilerinin bir senede kişi başına gelirini 40 dolara düşürdü. Halk aç, sefil, ırmak suyuna bir lokma bayat ekmeği batırıp yiyebilen insan şanslı, “Allahım açlıktan öldürmedin” diye şükran duası ediyor, geçim sıkıntısı hat safhalarda.

Kıtlık zamanında Aksu bay’da çiftçilerin evindeki hububatı polisler zorla alarak Pekin’e gönderdiği için %80 halk açlıktan öldü, kalan %20 içindeki 17 çocuk dört ayak (emekleyip yürüdü) ölüleri gömecek insan yok, başka eyaletlerden ayakları kelepçeli mahkumlar getirtildi. Bu kadar zalim!

Çalışan Uygur halkının kan terini, yer altı-yer üstü zenginliğini 60 yıldan bu yana gece gündüz durmadan sömürüyor. Halkımızın söz, fikir erkinliği yok.

Oğlu öldürülen bir anne: “Yaşasın Çin komünist partisi..” diye bağırmak zorunda, bağırmazsa bütün ailesi ve sülalesi öldürülecektir. Haksızlık hat safhalarda.

6) Hu, bebek katilidir. Hem de birkaç 10 milyon kız bebek katili!

“Tek çocuk” diye Çinliler, kız bebekleri kürtaj ettiler. Batıda araştırmacılar 1989 senesi Çin’de herkesin tek oğlan çocuk büyütmekte olduğunu, bu çocuklar evlenme yaşına geldiğinde durum ne olacak? kaygısını dile getirmişti.

Çin yetkileri Uygurlara bir yandan kanlı terör soykırım uygulamakla beraber bir yandan arsız, namussuz şekilde cinsel terör, cinsel soykırım uyguluyorlar.

Çinler, Uygurların tarihi düşmanı olduğu için Uygurlarda Çinlilere kız verme adeti asla yok idi. Bunu Çinliler biliyordu. Uygur çiftçilerini aşırı sefil hale düşürdükten sonra “Kızlara Çin bölgesinde iş öğretiriz…” aldatmaya ve kaymakamlara emir, baskılar ile milyondan fazla Uygur kızı Çin bölgesine götürüldü.

Evlenme yaşında kadınsız 30 milyondan fazla Çinli varmış. Öldürülen kız bebek 15 milyondan fazla olabilir. Bunun sorumlusu Hu’dur.

Uygur kızları her an Çinliye kadın olmaktansa, intiharı tercih ederler.

O masum Uygur kızlarının intikam tırnakları Hu’nun boynundadır.

Uluslararası mahkemede Hu hesap vermeli!

7) Doğu Türkistan bostanlarına Çin zalimleri 46 defa başarılı, çok defa başarısız atom attı, zehirlenme Çernobil’dekinden 10 misli fazla… On binlerce çocuğun gözü kör oldu… Depremler, küle çevrilen kasaba, köyler… yüz şekilleri değişen insanlar…

Kimyasal silah kullandı diye, Saddam’ı dara astınız… 46 defa atom atan, koskoca Doğu Türkistan’ı (Doğu Türkistan’ı) cehenneme çeviren, vahşi zalim Hu’yu neden dara asmıyoruz.

Nerede kaldı dünya adaleti?..

Bu vahşi, bu cani nasıl oldu da BM’de konsey üyesi (1/5) oldu?

Orada yetkisini kötüye kullanarak dünya adaletini daha da çiğnemeye başladı.

Masa altından bazı devletlere sopa göstererek; “Sen eğer Uygur’a yardım edersen senin bu… bu… bu işlerini zarara uğratacağım” diyor.

2009 senesi Çin gizli servis holiganları 800 Uygur işçiyi linç etti.

“Beynini çıkar, beyni daha lezzetli” bağırdı cellatlar. Gece saat 2’de uyumakta olan 800 masum Uygur öldürüldü.

Bunu protesto eden Doğu Türkistan’ın Ürümçi, Gulca, Kaşkar, Hoten, Aksu, Korla, bütün büyük şehirleri kan gölü oldu.

Ev bastırıp giren Çin cellatları 9 yaşın üstü Uygur oğlanlarının hepsini yakalayıp hapse attı. Kız-oğlanları çırılçıplak dar odalara attı, ölü üstüne diri, diri üstüne ölü, aç susuz… cesetler kazma kürekler ile çıkartıldı.

Ölü-diri Uygurlar çelik fabrikasında yakıldı. Geceleri şehir sırtlarındaki çukurlara ölü-diri binlerce Uygur, silahlı Çin askerleri tarafından gömüldü. Tesadüfen oradan geçerken arabasıyla olayı gören şarkıcı Mirşad’ın gözleri oyulan cesedi, evinin yanına atıldı.

Hapishaneden bazı insanların cinsel organı kesilerek evine gönderildi.

Çin cellatları bahse girerek, kemik kırıp kumar oynadılar.

Dünya bu “soykırıma” soykırım diyemedi… Kan içerlerin başbakanına “Dur!” diyemedi. (O, zor anlarımızda ezilenin yanında yer alan, biz Uygurları haklı davasının tarafını tutan adil, mert devlet büyükleri, gazeteciler ve her saha, her millet, her dinden adil insanlar kendini göstermiş oldu. İki dünya biz onları unutmayacağız, teşekkür ederiz, duacıyız…!)

2010 Çin zalimleri Singapur’daki BM kampından 19 Uygur’u, akbaba civcivleri götürmüşçesine Çin’e götürdü. Onlar Çin işkencesinde..

Komşunun toprağını benim deyip, günahsızların kanını içip kemiğini kıranlar, dolar basıp dünyayı aptal yerine koyanlar, kanun hak-adalet tanımayan Hanzular, yani Çinliler, yani “Hu”lar, dünyamızın en yüksek teşkilatı BM’nin bile başına çorap örecek hale geldi.

Bu cani BM’yi benimsemezse, BM’nin başında kanlı, pis ayakları ile dans ederse, bütün dünya insanları sükut edip duracak mı?

Bu cinayetçinin (caninin) önünde, bu kadar mı çaresiz kaldı dünya?!

Hu’nun cinayetleri hakkında yazdıklarım doğru ama milyonda birini yazmışımdır, çok eksik…

Adil insanların ek yazmasını arzu ederim.

-------------------------------------------------- 
İlave: 1) Çin zalimleri bir yandan kanlı soykırım bir yandan çok alçakça cinsel soykırım uygulamaya başladı. Doğu Türkistan’daki her köy, kasabada evlenme yaşındaki erkek kaç? 2011’de? 2012 – 2013 – 2015 – 2020?...

Bunlara Çin bölgesindeki hangi eyaletten kaç kız getirilmeli?

İşte planlı projeli cinsel soykırım!

2) Zhou İnley (1958) demişti “Çin’in güneydoğusunda birçok azınlık milletlerin kundaktaki çocuğuna kadar bütün erkeklerini öldürdük…”

3) Silahlı binlerce Çin askeri önüne bütün silahı tek parmağı olan Uygur kızı çıktı… “Benim ülkemden git! Doğu Türkistan bağımsızdır, bağımsız kalacak” dedi.

Bu iki cümle sözü için genç kızı “Hu” idam etti. Bu gibi milyonlarca delil ispat “Hu”nun dünyanın en suçlu mahlukatı olduğunu kanıtlıyor.

Zeynure İsa


11 Haziran 2011, Cumartesi
Zeynure Öztürk
Bu yazı 2519 kez okundu.

Doğu Türkistan Cumhuriyeti Sürgündeki Hükûmeti©2004-2015

XHTML 1.0 Strict Standartlarına uygun. CSS Standartlarına uygun.