Haberler

Av Malzemesi miyiz? Günahımız Uygur olmak mı?

Bu dünyada insani yerimiz var mı? Günahımız Uygur olmak mı?..

İnsani yerimiz varsa insani hak-hukuklarımız nerede?

Eğer av malzemesi değilsek, neden Çin zalimleri istediği ülke (devlet)lere para vererek, o ülkeleri av köpeği durumuna düşürerek (küçük düşürerek) masum Uygurları avlattırıyor? Neden!?

Çin’de masum Uygurlar Çin işkencesine tâbi tutuluyor. Kanalizasyonun kapağı açılarak, ölü-diri Uygurlar kanalizasyona atılıyor, çelik fabrikalarında kömür yerine ölü-diri Uygurlar yakıldı.

Geceleri yüzlerce Uygur’u şehir dışındaki çukura gömerken, tesadüfen oradan arabayla geçen şarkıcı Mirşat, iki gözü oyulmuş ölü vaziyette evinin önünde bulundu.

İşte 2009 katliamı… Onbinlerce Çinli, aynı fabrikadan çıkmış çivili sopalar ile 200 Uygur’u linç ederken Çinlinin çıkardığı bu ses dikkat çekiyor:

“– Beynini çıkar, beyni daha da lezzetlidir.”

Kocaman taş havaya kaldırılıyor, masum Uygur gencinin başına doğru indiriliyor.

Doğu Türkistan kan gölü oluyor.

Çin zalimleri için bunlar yetmiyor. Çünkü niyet Uygur’un neslini tamamen yok etmek.

1) Doğu Türkistan 1949’a kadar bağımsız devlet idi. Çin “komünistik yardım” diye 3 seneliğine geldi. Şu anki plan 200 milyon Çinliyi yerleştirmek.

Biz BM’nin, Dünya halkının Doğu Türkistan’ın bağımsızlığını tanıması, desteklemesini istiyoruz.

Soykırımı durdurmak için Doğu Türkistan'a NATO ordusunun gelmesini arzu ediyoruz.

61 senedir tek parti (Çin Komünist Partisi) diktatör hakimiyet.

Kendi kız bebeklerini bile öldürüyor. Tek çocuk diye hep kızları kürtaj yaptı. Şu an 30 milyondan fazla evlenme yaşındaki Hanzuya kadın yok.

Uygur’un kaymakamlarına “10 bin kız hazırla… falan tarihe kadar… yaşları 14-25 arası olsun!” emirler verildi.

Çok sayıda Uygur kızları intihar etti. Bir milyon kız Çin Seddi içine mecburen götürüldü.

Neresinden bakılırsa soykırım, Çin işkencesi, zulüm, Uygur’u aşağılamak, eninden, boyundan, kökeninden kesmek…

Binbir zorluklar ile Uygurlar dışarı ülkelere geliyor.

2) Çin zalimleri, dolar basarak, o paraları bazı ülkelere veriyor, parayı verirken “Senin teröristini ben yakalayıp teslim edeyim, benimkini sen…” anlaşmasına imza attırıyor. Görünüşte bu anlaşma masum gözüküyor, ama hilekâr, sahtekâr Çin, o ülkeyi kendi tuzağına düşürmüş oluyor. Çin’in nazarında Uygur olup dünyaya gelmiş olan her masum insan “teröristtir”, O insan Çin’deki gerçeklerden bir sayfa makale yazmasa bile, Çin’e karşı bir çakıl taşı atmasa bile “teröristtir”

Çin’in birçok devletleri kendi suçuna ortak ettiği, küçük düşürdüğü, kandırdığı için cezalandırılmasını istiyoruz ve Çin’e suç ortağı olan para için masum insanları Çin’e tutup veren başta Pakistan, Tacikistan olmak üzere bir sürü ülkelere BM’nin ceza uygulamasını istiyoruz.

BM’nin sahtekâr Çin için araştırma masası (kriz, soykırım) masası kurmasını, NATO ordusunu Çin’e göndererek soykırımı durdurmasını istiyoruz.

3) Dünyanın her yerinde insanlar uluslararası gazetecilerin sorusuna doğru röportaj verebiliyor. Ama Doğu Türkistan’da imkânsız. Bir anne “Evet benim çocuğumu öldürdü,” diye doğru söylerse, ikinci günü onun bütün ailesini, sülalesini Çin zalimi öldürüyor.

Orada hayatta kalmak için insanlar yalan söylemeye mecburlar.

4) BM, Çin zalimlerine sözünü geçirebiliyor mu? Uygur, Moğol, Tibet topraklarından Çin’e “çık” diyebiliyor mu? diyemezse neden?!

Biz Uygurlar Çin’in iç yüzünü, sahtekârlığını iyi bildiğimiz için kimseyi suçlamıyoruz. Dünya halkından yardım istiyoruz.

BM’den acilen somut tedbirler istiyoruz. Çin’e ve Tacikistan’a ceza istiyoruz hem de uluslararası yeni kanuni ceza çıkartılarak, derhal uygulanmasını istiyoruz.

Cinayetçi Çin, BM’den defol! İdam sandalyesinde otur!

24.01.2011

Zeynure İsa


11 Haziran 2011, Cumartesi
Zeynure Öztürk
Bu yazı 1793 kez okundu.

Doğu Türkistan Cumhuriyeti Sürgündeki Hükûmeti©2004-2015

XHTML 1.0 Strict Standartlarına uygun. CSS Standartlarına uygun.