Haberler

Katil Çin'in, Doğu Türkistan'da Yaptığı Soykırıma Dünyadan Gelen Kınamalar!

Doğu Türkistan Türklerinin yanında olduğunu belirtip duyarlılıklarını basın bildirisi ile Çin'i kınayarak göstermiş olan kurumların açıklamaları şöyledir.

1) Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu'nun (ABTTF)

DOĞU TÜRKİSTAN BİLDİRİSİ

ABTTF'nin Doğu Türkistan katliamıyla ilgili basın bildirisidir. Uygur Türklerine yönelik şiddet eylemleri durdurulmalıdır

Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Çin Halk Cumhuriyeti’nin Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde Uygur Türklerine yönelik şiddet olaylarından derin bir üzüntü duymaktadır. Uygur Türklerine yönelik şiddet ve vahşet eylemlerini şiddetle kınar, gerçekleşen olaylarda yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileriz.

Doğu Türkistan’da yaşananlar insanın “insan” olmaktan kaynaklanan haklarının açık şekilde ihlal edilmesi anlamına gelmektedir. Bu anlamda yaşanan insanlık suçu karşısında uluslararası toplum sessiz kalmamalı, olayı protesto etmelidir. Daha fazla insanın yaşamını yitirmemesi için yetkilileri göreve çağırır, olayın sorumlularının en kısa zamanda tespit edilerek adalet önüne çıkarılmasını talep ederiz.

2) AMDT (Azerbaycan Milli Direniş Teşkilatı) BASIN BİLDİRİSİ

Doğu Türkistan Türklerine Yapılan Katliamı Kınıyoruz! Doğu Türkistan'dan

alınan haberlere göre Urumçi'de yeni bir katliam

yaşanıyor. Çin'in kendi haber ajansının dışında bilgi almak çok zor olduğundan ölenlerin gerçek sayısının ne olduğunu kesinlikle bilmek

mümkün değil. Ancak çok zor şartlar altında bölgeden alınan bilgiler bu sayının 500 civarında olduğunu gösteriyor.

Çin Dünya'nın gözünün içine baka baka Doğu Türkistan'da ilk çağları hatırlatan insanlık dışı korkunç bir baskı uyguluyor. 30 milyona yakın Doğu Türkistanlı en doğal insan haklarından mahrum bırakılarak kölelik

rejimi altında hayatta kalmaya çalışıyor. Çin milyonlarca km2 lik bir alanı hapishane haline getirmiş durumda. Oradaki insanların Türk ve

Müslüman oluşu, bölgenin Batı nazarında öncelikli güzergah olmayışı,

Çin'in güce dayalı militarist bir yönetim olması gibi nedenlerle milyonlarca Doğu Türkistanlı kaderleriyle baş başa var olma mücadelesi

veriyorlar.Urumçi'deki son katliam Çin'in ilk uygulaması olmadığı gibi sonuncusu

da olmayacak gibi görünüyor. Dünya'nın ilgisizliği, bu vahşete hiçbir yaptırımın uygulanmayışı, Doğu Türkistan Türklerinin bir milyar iki yüz milyonluk bir kitleye karşı koyma imkânlarının bulunmayışı bu elim tabloyu ortaya çıkarıyor.

Doğu Türkistanlılara reva görülen bu insanlık dışı zulüm devam ettiği sürece, hukuk, insan hakları ve demokrasi gibi çağdaş evrensel

değerlerin ahlâkî bir geçerliliği kalmıyor. Bu kavramları güncel ve geçerli kılmaya çalışan başta Birleşmiş Milletler olmak üzere

uluslararası örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarını çağımız için yüzkarası olan bu Çin zulmünü durdurmak üzere harekete geçmeye

çağırıyoruz.

Azerbaycan Milli Direniş Teşkilatı

AMDT

Merkezi Komite

Güney Azerbaycan

3) Kerkük Türkmenleri, Uygur Türkleri için Panel Düzenledi

Irak'ın Kuzeyindeki Kerkük Kentinde, Türkmen Adalet Partisi Tarafından "Uygur ve Türkmenlere Uygulanan Katliamlar" Konulu Bir Panel Düzenlendi. Panele Katılan Irak'taki Tüm Türkmen Parti Temsilcileri, Uygurlara Destek Mesajı Verdi. Panelde, Çin Hükümeti Tarafından Uygur Türklerine Yapılan Haksızlıklar da Kınandı.

 

Irak'ın kuzeyindeki Kerkük kentinde, Türkmen Adalet Partisi tarafından "Uygur ve Türkmenlere uygulanan katliamlar" konulu bir panel düzenlendi. Panele katılan Irak'taki tüm Türkmen parti temsilcileri, uygurlara destek mesajı verdi. Panelde, Çin hükümeti tarafından Uygur Türklerine yapılan haksızlıklar da kınandı.

Panel sonrası Ci..n Haber Ajansı'na açıklamada bulunan Türkmen Adalet Partisi Başkanı Enver Bayraktar, Uygur Türklerine uygulanan baskı ve şiddeti kınamak amacıyla bu paneli düzenlediklerini söyledi. Irak Türkmenleri olarak Uygurların acılarını paylaşmak adına toplandıklarını kaydeden Bayraktar, "80 yıldır oradaki soydaşlarımız baskı ve şiddet altındalar. Onların hakkı verilmiyor. Bu asırda bu insanlık dışı görüntüler hâlâ orada yaşanıyor. Büyük devletlerin ve Avrupa ülkelerinin bu soykırıma sessiz kalmalarını eleştiriyoruz. Bu çok utandırıcı bir durum. Tüm dünya ülkelerinin bu zulme dur demelerini bekliyoruz." dedi.

Irak Türkmen Cephesi Kerkük İl Başkanı Erşad Salihi ise Kerküklü Türkmenler olarak "Uygur Türkleri üzerinde uygulanan asimilasyonu kınadıklarını" söyledi. Salihi, "Müslüman Türklere dünyanın birçok yerinde işkence edildiğini" kaydetti. Salihi son olarak yaşananlar nedeniyle hiçbir Arap ülkesinden kınama gelmemesinin dikkat çekici olduğunu ifade etti.

Panele katılan Halil Saçıuzun isimli Türkmen vatandaş ise bugün Uygur Türklerine yapılan zulmü kınadıklarını ifade ederek, İslam ülkelerinden sessiz kalmamalarını istedi.

4)Urumçi'de Yaşanan Olaylar Kazakistan'da Yaşayan Uygur Türkleri Tarafından Protesto Edildi.

Doğu Türkistan'da yaşanan olaylar, Kazakistan'da yaşanan Uygur Türkleri tarafından protesto edildi. Kazakistan'ın eski başkenti ve finans merkezi Almatı'da bugün yapılan mitinge yaklaşık 10 bin kişi katıldı. Almatı'da bulunan Cumhuriyet Sarayı'nı dolduran Uygur Türkleri Urumçi'de yaşanan olayların durdurulması için tek ses oldular.

Yapılan mitinge Kazak vatandaşları da destek verirken Kazak konuşmacılar akan kanın durdurulması için uluslararası güçlerin devreye girmesini istediler. Salona sığmayan göstericiler caddeleri doldururken Kazak polisi sokaktaki Uygur göstericilerin bayrak açmasına izin vermedi. Yapılan konuşmalarda Başta Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev olmak üzere Kazak halkına gösterdikleri duyarlılıktan dolayı teşekkür eden Uygur konuşmacılar, Çin tarafından Uygur Türklerinin bütün dünyaya terorist olarak gösterilmeye çalışıldığının altı çizdi.

"Barış istiyoruz" ve "Akan kan durdurulsun" şeklinde pankart açan göstericiler yapılan konuşmalara zaman zaman tezahüratlarla destek verdiler. Amerika'nın ve Avrupa'nın Çin'de yaşanan Uygur soykırımına uzak olduğu belirtilen konuşmalarda Çin resmi makamlar tarafından verilen rakamların aldatıcı olduğu ve gerçeği yansıtmadığının altı çizildi.

Dünyanın birçok ülkesinden Uygur Türklerine destek geldiği belirtilen konuşmalarda özellikle Türkiye'nin gösterdiği üstün gayret ve çabalarından dolayı Türk halkına ve Türk resmi makamlarına özel teşekkür edildi.

Kazakistan Uygur Türkleri Başkanı Şergenov Ahmetcan yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ve Kazak halkına gösterdikleri gayretlerinden dolayı teşekkür etti. Urumçide yaşanan olayların kendilerinin de içini kanattığını ifade eden Ahmetcan, akan kanın bir an önce durdurulması için uluslararası toplumlara çağrıda bulundu.

5) Avrupa'dan Protesto Çığlıkları!

Doğu Türkistan'da Çin'in Uyguladığı Vahşete Son Protesto Avrupa'nın Çeşitli Şehirlerinden Geldi

 

PARİS'TEKİ UYGUR TÜRKLERİNİN KINAMASI!

Paris´te, Doğu Türkistan’da meydana gelen kanlı şiddet olayları Republique meydanında toplanan ve daha sonra Nation meydanına kadar yürüyen Paris´teki Uygur ve onları destekleyen Çin karşıtı sivil toplum örgütleri tarafından kınandı.

Son günlerde Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türklerine karşı Çin polisinin uyguladığı sert müdahaleye tepki göstermek üzere 10´a yakın sivil toplum örgütü, Paris´in Republique Meydanı´nda toplandı. Ellerinde Doğu Türkistan bayrağı taşıyan göstericiler, bölgedeki olaylardan sorumlu tuttuğu Çin hükümetini kınadı.

Paris´teki Uygurlular Derneği tarafından düzenlenen gösteriye, Çin devletinin zulmüne uğramış olan Tibet, Vietnam, Burma, Kamboçya, Kazak, Özbek, Çin demokratları ile bazı Fransız vatandaşları da destek verdi. Gösteri güzergahı üzerinde ,yürüyüşü izleyen Paris´teki bazı Çin vatandaşları da alkışlarla Uygurlara destek, Çin yönetimine lanet okudular.

Gösteriye öncülük eden Paris Uygurlular Derneği Başkanı Yusuf Akbar başta olmak üzere gösteriye destek veren sivil toplum örgütü temsilcileri, Çin´in Uygur Türklerine uyguladığı şiddet ve sindirme politikalarına dünyanın seyirci kalmamasını istedi. Çin´in katliamcı baskılarını kınayan birer konuşma yapan sivil toplum örgütü temsilcileri," Uygur Türklerini´ terörist göstermeye çalışan gerçek Çin yönetimi kendisi gerçek bir terörist " olduğunu söylediler

Çin´in Uygur Türklerine karşı uyguladığı şiddeti kınayan öfkeli kalabalık, National Meydanı´na kadar süren yürüyüş boyunca, "Katil Çin", "Terörist Çin", "Kızıl Çin kaşınma, sabrımızı taşırma", "Yıllardır Çin, Tibetlilere, Vietnamlılara, Burma halkına, Uygur Türkü Müslümanlara uygulamayı sürdürdüğü şiddeti gelenek haline getirdi" sloganları atan göstericiler, ABD´de sürgünde yaşayan Rabia Kadir´in resimlerini taşıdı.

Çoğunluğu Paris´te yaşayan Uygur Türkleri, kendilerine yönelik "katliam" ve "azınlıklara baskının" durdurulması için uluslararası toplumu Çin´e baskı yapmaya çağırmak üzere Paris´te bir gösteri yürüyüşü düzenlediler. Göstericilerin aralarında üniversite öğrencisi ve siyasi sığınmacı Uygur Türklerinin de bulunduğu göstericiler, fransızca, Türkçe,ingilizce Çince "Uygur Türklerini öldürmeyi durdurun", "Uygur Türkleri adalet istiyor" ve "Uygur Türklerime dokunma" yazılı pankartlar taşıdı.

Aralarında Tibetli, Vietnamlı ve Çin´de Demokrasi yanlısı rejim isteyen Paris´teki Çin sivil toplum örgütleri temsilcilerinin de bulunduğu gösteri yürüyüşüne katılan sivil toplum örgütleri Çin´in yaptığı baskılar kınandı ve Uygurları sonuna kadar destekledikleri açıklanan gösteride, Uygurların Washington´da sürgünde yaşayan lideri Rabia Kadir Uygurlar için bir ümit ışığı olduğu düşüncesiyle Uygur Kadın liderin posterlerini taşıdılar. Fransız polisinin hoşgörü ile yaklaştığı göstericiler, gösteri bitiminde olaysız bir şekilde dağıldı.

6) BRÜKSEL'DEKİ TÜRKLERDEN DE KINAMA!

Çin´in Doğu Türkistan´da uyguladığı baskı, şiddet ve asimile politikası Belçika´nın başkenti Brüksel´de düzenlenen bir protesto mitingi ile kınandı..

Çin´in bugüne kadar resmi olmayan kaynaklardan alınan bilgilere göre 1500´den fazla Uygur Türk´ünü katlettiği olaylar Belçika Koordinasyon Kurulu tarafından Belçika´nın başkenti Brüksel´de Çin Büyükelçiliğinin bulunduğu Avenue Tervuren´de protesto edildi.

Belçika´nın çeşitli bölgelerinden gelen yüze yakın Türk´ün katıldığı mitingde Çin´e atılan sloganlarla protesto edildi.

´Faşist Çin, Uygurlara özgürlük, Hepimiz Uyguruz, Katil Çin, Uygur Katliamına son´ sloganlarının atıldığı protesto mitinginde Çin Büyükelçiliğine de bir mektup verilerek yaşanan olaylar ve katliam kınandı.

Protesto sırasında bir konuşma yapan Koordinasyon Kurulu asbaşkanı Kenan Dağgün ´Bu olaylara karşı kayıtsız kalamazdım. Derhal arkadaşlarımı toplayarak bir iştişare toplantısı yaptık. Belçika makamlarından gerekli izinleri alarak bugün burada sizlerle toplanmış bulunmaktayız....

 

Bir Türkiye Türk´ü olarak gönül isterdiki sizin bu acılarınıza karşı kendi hükümetimin de Türkiye´de Çin´e çok şiddetli bir tepki göstermesini can-ı gönülden isterdik. Maalesef Filistin´de Müslüman oldukları için katledilen Filistinliler için İsrail başbakanına ´One Minute´ diyen başbakanımız Çin yetkililerine hiçbir şey söyleyememiştir...Belçika´da bulunan Türk sivil toplum örgütlerinin bir çoğu camilerde gıyabında cenaze namazları kıldırmıştır. Filistin için para toplanmıştır, kermesler düzenlenmiştir. Ama Müslüman olmalarına ve Türk olmalarına rağmen Uygur Türklerine karşı bir vurdumduymazlık hasıl olmuştur´ dedi.

Belçika´nın her bölgesinden gelen Uygur Türkleri ve Anadolu Türklerinin hazır bulunduğu protesto mitingine;

1)AİMEE derneği başkanı Esma Caner,

2) Azeri Türk Kadınlar Birliği Avrupa temsilcisi Şerife Özdemir,

3) Belçika Azerbaycan Dostluk Cemiyeti temsilcisi Ayhan Demirci,

4) Dünya Uygurlular Kongresi temsilcisi de katıldı.

Azeri Türk Kadınlar Birliği Avrupa temsilcisi Şerife Özdemir Beltürk´e yaptığı yaptığı açıklamada ´Doğu Türkistan´da yaşayan, Uygur Türklerine karşı Çin´in uyguladığı baskı ve sindirme politikalarına karşı tüm Türk dünyasının ortak yürek, ortak düşünce ve ortak tavır alması gerekmektedir. Azeri Türk Kadınlar Birliği genel başkanı Doç Dr. Tenzile Rüstemhanlı´nın Hocalı için söylediği gibi.. ´Onlar sadece Türk oldukları için katledildiler. Evet, bugün Çin´de katliama uğrayan soydaşlarımız sadece Türk oldukları için katledildiler..Buna karşı hem Türk dünyasının hem de Avrupa kamuoyunun demokratik tepkilerini göstermesi gerekmektedir.´ dedi.

Atılan sloganların ve Fransızca ve Türkçe dağıtılan bildirilerden sonra grup olaysız bir biçimde dağıldı.

7)KIRIM'DAN DOĞU TÜRKİSTAN'A MEKTUP!!!

Yıllardır uzak Asya’nın bu bölümünde, her türlü baskı, zulüm ve işkencelere direnerek varlığınızı sürdürdünüz. Sizlerin yaşadıkları Dünya kamuoyunun gözünden saklanıyordu, yaşadıklarınızı sizlerle irtibatta olan kardeşleriniz, Türk Dünyasının duyarlı kesimi birde bunu size yaşatanlar biliyordu. Ancak gelişen teknoloji ile birlikte bu en son yaşadıklarınız, kamuoyundan saklanamadı. Bu trajediyi, gök bayraklı bu millete, uygarlığa ismini vermiş Uygurları dünya tanıdı ve insan yüreği taşıyan herkes çok derinden sarsıldı.

Duyarlı her kesim, yaşananlardan büyük üzüntü duymuştur. Ancak Kırım Türkleri olarak bizler bu acıyı ciğerlerimizde hissettik, hani bir değiş var “damdan düşenin derdini damdan düşen bilir.” Diye, yıllar önce aynı acıları yaşamış, insanlık dışı sürgün ve kırımlara uğramış onca yaşanandan sonra, vatana geri döndüğümüzde, hala temel haklarını alamamış, muhacir durumunda kalmış Kırım Türkleri olarak sizleri çok iyi anlıyoruz, sizlere yapılan her türlü baskı ve zulmü kınıyoruz.

Adı uygarlık ile anılan Uygur Türkleri kardeşlerimiz, asla böyle bir davranışı, zulmü hak edecek bir şey yapmamışlar, temel haklarını talep etmişlerdir. Lakin bu zulüm ve asimilasyon karşısında “DÜNYA UYGARLIĞI UYUYOR, UYGUR TÜRKLERİ UNUTULUYOR.” Emperyal devletler ve Kızılların çıkarları söz konusu olunca, işkence, zulüm ve vahşet görmezden geliniyor! Hatta bunlar Türklere Müslümanlara yapıldı ise Dünya kör sağır kesiliyor. Bu hep gördüğümüz tavır, Bosna Hersek ’te, Karabağ’da, Kerkük’te, Kıbrıs’ta, Bulgaristan’da, Kırım’da, Kafkaslarda, Gazze’de birçok bölgede somut olarak gördük.

Yaşanan bütün vahşetlerden daha acı ve elim tarafı ise bütün bu mağduriyete direnenlerin, terörist muamelesi görmesi, uluslar arası listelere böyle girmeleri. Çok duyarlı olduğumuz bu konularda yaşananları, çelişkileri batılı devletlerin ikiyüzlü tavırlarını yakından izliyoruz. Onların kendi besledikleri teröristleri, işlerine gelince makul mücadele insanları, işlerine gelmeyince terör hareketleri olarak kabul ederek sinsi planlarını uyguladıklarını görüyoruz. Bir mücadele onların emperyal çıkarlarına hizmet etmiyorsa, onlara aykırıdır görmezler. Biler Uygur kardeşlerimizin yaşadıklarını biliyoruz.

Bunlar:

-Yıllardır süren asimilasyon eziyetleridir.

-Bu nedenle yapılan nüfusun dondurulma baskısı, kürtaj işkenceleridir.

-Uygur Türklerinin yaşadıkları bölgede yapılan yer altı ve yer üstü nükleer denemeler ile onların sağlıklarının bozulmasıdır.

-Kendi topraklarında üretilen zenginliklerden onların faydalanamaması, stratejik denilerek bu fabrikalara Uygur Türklerinin alınmamasıdır.

-İbadet ve eğitim haklarının sınırlandırılması, engellenmesidir.

-Seyahat, haberleşme haklarının yok sayılmasıdır.

-Demokratik olarak yapılan temel haklar ile ilgili, miting ve protestoların kanla, şiddet ile bastırılmasıdır.

-Sonra bunları bahane ederek masum sivillerin idamıdır.

Uygur Türklerinin uğradığı bu insanlık dışı uygulamalar, Kırım Türkleri tarafından çok iyi bilinmektedir. Kırım aydınlarından İsmail Gaspıralı ve arkadaşlarının başlattığı cedit hareketi “Dilde Fikirde İşte Birlik” şiarıyla o yıllarda Doğu Türkistan’da karşılık bulmuş, Türk Dünyasının birliği için karşılıklı çalışmalar yapılmıştır. O günlerden bu günlere bu mücadele sürmektedir. Bu var olma mücadelesi dili ile, dini ile, gök bayrağı ile sonsuza değin sürecektir. Bu ölüm kalım mücadelesinde, Tatar kadınları nasıl yiğitçe direnmişlerse, Uygur kadınları da aynı yüreklilikle bayraklaşıyorlar. “Rabia KADİR” Uygur Ana olarak sembolleşiyor. Türkün Eri kadar kadını da merttir, Anadolu da Kurtuluş Savaşında da Dünya görmüştür bunu.

Her şeye ve Kızıl Emperyalistlere rağmen zafer inananların, kadın erkek yiğitçe davasına koşanlarındır. Çok yakın zamanda bu zulmü yapanların da un ufak olduğunu göreceğiz. Uygur kardeşlerimizin acılarını tekrar paylaşıyor, Tüm varlığımızla yanlarında olduğumuzu bildirmekten kıvanç duyuyoruz.

Necati SEZGEN

K.T.D.F.

Genel Başkan Yardımcısı

8) BİR KINAMA DA ALMANYA'DAN!

Çin (sözde) Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan’da Uygur Türkü kardeşlerimize karşı sürdürdüğü soykırım büyük bir kalabalıkla tel’in edildi. Binlerce kişinin katıldığı mitingte, Çin’in 60 yıldan beri Uygur Türklerine sistemli bir şekilde soykırım ve devlet terörü uyguladığı dile getirildi ve hür dünyanın bu katliama ve zulme seyirci kalmaması istendi. Mitingte şehit Uygur Türkü kardeşlerimiz için dualar edildi, Kur’ân-ı Kerîm okundu. Uygur Türkü kardeşlerimize bazı Almanlarla ,Türkiye Türkleri de destek verdi.

Şarkî Türkistan Birliği Teşkilatı Almanya Temsilcisi Korash Atahan mitingte yaptığı konuşmada, 26 Haziran’da başlayan ve 5 Temmuz tarihinde doruğa ulaşan olaylarda Çin polis ve askerlerinin 3 bin kadar Uygur Türkünü öldürdüğünü, 2 binden fazla Uygur’u tutukladığını ve 3 bin kadar kişiyi de yaraladığını anlattı. Atahan:

“Tutuklanan kardeşlerimizin çoğu idam edildi. Diğerleri de en ağır işkencelerden sonra idam edilecek. Tutuklananlardan hiçbir haber alamıyoruz. Çok sayıda kaybımız var, kayıplardan da haber alamıyoruz. Doğu Türkistan’daki akrabalarımızdan da haber alamıyoruz. Büyük endişe içindeyiz. Çin’in şimdiye kadar yaptıkları yetmiyormuş gibi, olayları yayması, yeni tutuklama ve idamlara girişmesi bizleri kahrediyor.” diye konuştu.

9) VE İNGİLTERE!

İngiltere'de yaşayan Türkler, başkent Londra'daki Çin Büyükelçiliği ve İngiltere Başbakanlığı önünde gösteri yaparak, Doğu Türkistan’daki olayları protesto etti.

Londra'daki Çin Büyükelçiliği önünde toplanan Türkler ve Uluslararası Af Örgütü üyeleri, ''Uygur Türklerine uygulanan soykırımı durdur'', ''Doğu Türkistan'daki şiddete son'', ''İnsanlar ölüyor, Çin yalan söylüyor'' ve ''Ölümleri durdurun'' şeklinde sloganlar attı, pankartlar taşıdı.

Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi' de 5 temmuzda patlak veren olayları her gün Çin Büyükelçiliği önünde toplanarak protesto eden çoğu Uygurlu göstericilere destek veren Türk, Kıbrıs Türkü ve Azerilerin katıldığı gösteride polis güvenlik önlemleri aldı.

Daha sonra İngiltere Başbakanlık konutuna doğru yürüyen göstericiler, yürüyüş sırasında Çin bayrağını yerlerde sürüklediler. Başbakanlık konutunun bulunduğu sokağın karşısında yürüyüşü sona erdiren göstericiler, burada sloganlar atarak eylemlerine devam ettiler. İngiltere Başbakanı Gordon Brown'a iletilmek üzere bir mektup da hazırlayan Türkler, Çin'i protesto amacıyla topladıkları imzaları da Brown'a iletti.

Eylemcilerin, Başbakanlık önündeki gösteri sırasında Çin bayrağını yere sermesi de dikkati çekti.

10)CUMA GÜNÜ, BİR KINAMA DA İRAN'DAN GELMİŞ. iRAN İSLAM DÜNYASINI KARŞINIZA ALMAYIN DİYE UYARIYOR;

Rafsancani, Tahran Üniversitesi bahçesinde verdiği cuma hutbesinde, Doğu Türkistan’daki çok sayıda Müslüman Uygur`un ölümü, yaralanması ve tutuklanmasıyla sonuçlanan gelişmelere değindi. `Çin`deki Müslümanlar (Türk demeyi unutmuş) acı günler geçiriyorlar` diyen Rafsancani, `orada...

Rafsancani, Tahran Üniversitesi bahçesinde verdiği cuma hutbesinde, Doğu Türkistan’daki çok sayıda Müslüman Uygur`un(Türk’ün) ölümü, yaralanması ve tutuklanmasıyla sonuçlanan gelişmelere değindi.

`Çin`deki Müslümanlar (Uygur Türkleri) acı günler geçiriyorlar` diyen Rafsancani, `orada devam eden mezalime son verilmesinin beklentisi içerisinde olduklarını` söyledi.

`Ülkesinin gelişmesi için çalışan ve akıllı bildiğimiz Çin hükümetine nasihat ediyoruz, kardeşçe nasihat ediyoruz ki, bu onların yararına değil` ifadesini kullanan Rafsancani, `Dünyada 1,6 milyar Müslüman ve yaklaşık 60 İslam ülkesi var. Dünyanın her yerindeki Müslümanların kalpleri Çin`de zulüm gören kardeşleriyle birlikte` dedi.

Rafsancani, Çin`e kendi çıkarları için İslam dünyası ve Müslümanlarla ilişkilerini dikkate alması uyarısında bulundu.

Konuşması `Çin`e ölüm` sloganıyla kesilen Rafsancani, Çin ve diğer yerlerdeki Müslümanların zulme uğramasına şahit olunmaması temennisinde bulundu.

Öte yandan, önde gelen dini liderlerde çok sayıda Müslüman Türk’ün öldürülmesi, yaralanması ve tutuklanmasını` kınamıştı.

İran Dışişleri Bakanı Menuçehr Mutteki de Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Çin Dışişleri Bakanı Yang Cieçi ve İslam Konferansı Teşkilatı(İKT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu ile Doğu Türkistan’daki soykırımı olayları görüşmüştü.


25 Ağustos 2009, Salı
Türk Birlik
Bu yazı 1264 kez okundu.

Doğu Türkistan Cumhuriyeti Sürgündeki Hükûmeti©2004-2015

XHTML 1.0 Strict Standartlarına uygun. CSS Standartlarına uygun.