Haberler

Ankara Çin Büyükelçiliğine Siyah Çelenk

Doğu Türkistan kültür ve dayanışma derneği Ankara şubesinin organizasyonu ile 1 ekim Çin Halk Cumhuriyetinin kuruluş yıl dönümü ve Doğu Türkistan Matem günü nedeni ile protesto gösterisi düzenlendi.(Gok bayrak haberi)

Derneğimiz Ankara şubesinin organizasyonu ile 1 ekim Çin Halk Cumhuriyetinin kuruluş yıl dönümü ve Doğu Türkistan Matem günü nedeni ile protesto gösterisi düzenlendi. Ankara Çin Büyük elçiliği önünde düzenlenen gösteride basın bildirisi okundu ve elçilik önüne siyah çelenk konuldu.

Başta Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Aksu ve kalabalık bir Doğu Türkistanlı ve Doğu Türkistan dostlarının katıldığı gösteride basın bildirisi Ankara Şubesi Başkanı Sayın Efendigil tarafından okundu. Protesto gösterisine basının yoğun ilgi gösterdiği dikkat çekti.

BASIN BİLDİRİSİ

Çok kıymetli Doğu Türkistan dostları ve değerli basın mensupları

İçinde bulunduğumuz ve idrak ettiğimiz bu mübarek Ramazan ayının sizlere, Tüm Türk – İslam âlemine, Ülkemize, esaret altında bağımsızlık mücadelesi vermekte olan tüm ülkelere ve özellikle bu burada toplanmamıza vesile olan 35 milyon soydaşımızın Yaşadığı Doğu Türkistan’ımızın Çin esaretinden kurtuluşuna vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

Bu gün Komünist Çin Halk cumhuriyetinin kuruluş yıldönümü ve aynı zamanda Ata yurdumuz Doğu Türkistan’ımızın da Komünist Çin Halk cumhuriyeti tarafından işgalinin 57. yılı. O tarihten günümüze kadar Komünist Çin hükümetleri Doğu Türkistan Türklerine akıl almaz işkenceler yaparak o toprakların sahiplerini azınlık durumuna düşürmek ve yok etmek için akıl almaz işkence yöntemleri geliştirmişlerdir. Çin Halk Cumhuriyeti Hükümetinin, Doğu Türkistan Türklerine uygulamakta olduğu insanlık dışı bu devlet terörünü şiddete ve nefretle kınıyoruz.

Komünist Çin Hükümeti, Doğu Türkistan’da 1949 yılından bu yana sistematik bir biçimde uygulamakta olduğu soykırım ve asimilasyon politikasını, 11 Eylül de ABD’de yaşanan korkunç terör saldırıları bahane ederek meşrulaştırılmaya çalışmaktadır. Doğu Türkistan Halkının en doğal hakkı olan sosyo-ekonomik istek ve talepleri sanki terörün bir parçasıymış gibi gösterilmekte, 16–45 yaş arası gençler de potansiyel suçlu muamelesine tabi tutulmaktadır. Hiç bir savunma hakkı dahi verilmeyen bu gençler yargısız bir infazla cezaevlerine gönderilmekte ve birçoğunun akıbetinden bir daha haber dahi alınamamaktadır.

1949 yılında Komünist Çin tarafından işgal edilen Doğu Türkistan: Ve yine Çin Ana Yasasında belirtilen özerklik haklarından da hiçbir şekilde istifade ettirilmemektedir. Doğu Türkistan topraklarındaki yeraltı ve yer üstü zenginlikleri Kızıl Çin Hükümeti tarafından pervasızca sömürülmekte, esas sahipleri olan Uygur Türkleri ise bu zenginliklerden hiçbir şekilde istifade ettirilmediği gibi petrol bölgelerinde işe dahi alınmamaktadır.

Yine Komünist Çin Ana yasasına göre Özerkliğe sahip bölgelerde eğitim ve öğretim kendi ana dillerinde yapılır. Maddesine aykırı olarak, Doğu Türkistan’daki üniversitelerde Uygurca eğitim tamamen ortadan kaldırılmış, üniversitelerde görev yapan Uygur öğretim görevlileri de zorunlu emekli edilerek yerlerine Çinliler yerleştirilmektedir. Bu uygulamanın, ilk ve orta öğretim kademelerine indirilmesi çalışmaları hızla başlatılmış ve böylece Uygur dili yok edilerek o toprakların sahipleri olan bir milletin yok edilmesi amaçlanmaktadır.

Komünist Çin Hükümeti mecburi doğum kontrolü adı altında Doğu Türkistan’daki kadınların en temel hakkı olan annelik ve doğurma hakkını yok ettiği gibi sağlıksız ortamlarda uyguladığı zorunlu kürtaj sonucu anne ve bebeklerini de katletmektedir. Bu da etnik soykırımın bir başka boyutudur. Bütün bunların yanında Komünist Çin hükümeti bağımsızlıklarını elde eden Türk Cumhuriyetlerine sığınan Uygur Türkü soydaşlarımızın iadesini talep ederek uydurma mahkemeler sonucu idam etmekte veya ağırlaştırılmış hapis cezalarına çarptırmaktadır.

Bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin ön plana çıktığı günümüzde, Çin işgali altındaki Doğu Türkistan Halkının yok edilmek istenmesine sessiz bir şekilde duyarsız kalmak insanlığa ve vicdana aykırıdır.

Komünist Çin Hükümetinin Doğu Türkistan halkına planlı bir biçimde uygulamakta olduğu işkence ve asimilasyon politikalarına ve bir milleti yok etmeye yönelik çabalarına Başta Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Bağımsız Türk Cumhuriyetlerini, İslam âlemini, Dünyaya demokrasi, insan hak ve hukuku getireceklerini savunan devletleri ve tüm sivil toplum kuruluşlarımızı dur demeye çağırıyoruz. 35 milyon mazlum Doğu Türkistan halkı adına yaptığımız bu feryada kulak verip Komünist Çin hükümetinin devlet eliyle işlediği terörün durdurulması için acilen harekete geçmesini insanlık namına talep ediyoruz.

Hayrullah EFENDİGİL
Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Ankara Şube BŞK.
2006-yıl 1.Ekim


16 Temmuz 2009, Perşenbe
Qaraxan
Bu yazı 3048 kez okundu.

Doğu Türkistan Cumhuriyeti Sürgündeki Hükûmeti©2004-2015

XHTML 1.0 Strict Standartlarına uygun. CSS Standartlarına uygun.